YILLARDAN 2013 & RENKLERDEN EMERALD

YILLARDAN 2013 & RENKLERDEN EMERALD

PANTONE COLOR OF THE YEAR 2013; EMERALD 17-5641

Geçen yıl, Akdeniz’in portakal bahçelerinden bile canlı,  güneşten ve yazdan bile sıcak Tangerine Tango’ydu Pantone’nin seçtiği yılın rengi. Gün oldu devran döndü. Dönüştü. Yine. Pantone evreni şöyle buyurdu bu kez: “2013′ün rengi Emerald ola”. Kırk gün kırk gece kutlandı mı bu karar bilinmez lakin dünya adlı yuvarlak gezegen bir anda Emarald’ın tonlarına boyandı.

KİMSEYİ GÖRMEDİM BEN SENDEN DAHA GÜZEL

KİMSEYİ GÖRMEDİM BEN SENDEN DAHA GÜZEL

D-Hotel Maris, Eylül 2012″

Bugünlerde resimdeki farklılıklar değil de benzerlikler su serpiyor içime. Onca dil döküyorum ya boşa değil hani; hakikaten her şey dönüyor dolanıyor da dönüşüyor yine sonunda . Cennet bile dönüşür mü demeyin. Öyle bir dönüşüyor ki; bacaklarıma sürdüğüm yulaflı kremin iştah kabartan kokusuyla ağzından salyalar akıtarak, tadına bakabilme umudu ve hipnotize gözlerle pür dikkat karşımda oturan Juju’nunkinden bile derin ve öte duygular yaşatıyor insana.

YANSIMALAR & YANILSAMALAR

YANSIMALAR & YANILSAMALAR

“Derken başıboş gezmeler ve ne aradığını bilmeden dolaşmalardan, dolap, çekmece yerleştirmelerden, gereksiz alışverişler ve serseriliklerden sonra; yaratılmış telaşların sonu gelir bir gün. Kaçılacak bütün köşeler denenmiş, boşluk dolmamıştır. Yazma zamanının gelip çattığını anlarım.” İnci Aral

ÇİKOLATALI FRAMBUAZLI MOUSSE & VAGON DOLUSU HAYAT

ÇİKOLATALI FRAMBUAZLI MOUSSE & VAGON DOLUSU HAYATUsulca dönüverirken sokağımızın köşesinden bahar, yazın, Haziran’ımın ve birkaç günlük Olympos kaçamağının çok yakınlarda olduğuna bile sevinip heyecanlanacak vakit bulamazken… Sonunda çok uzun zamanlardan beri beklediğim  an gelip kapımı çalarken; aklım, fikrim, günlerim ve hatta gecelerim iki kişilik çekirdek klanımıza katılan simsiyah, kadife tüylü o evlatla akıp giderken…

PORTAKALLI LİMONLU SHORTBREAD & GÜZ FIRTINALARI VE OLYMPOS’A KAÇIŞ

PORTAKALLI LİMONLU SHORTBREAD & GÜZ FIRTINALARI VE OLYMPOSA KAÇIŞAylardan Kasım. Yaklaşmakta olan kış önce yüreğime uğruyor; buz gibi esiyor. Fırtına, kasırgalar… Otoritesini egosuyla besleyen acımasız bir lider gibi kasıp kavuruyor içimin dört bir yanını. Her şey yerli yerinden oynuyor. İstemesem de bırakmak, korksam da yüzleşmekten çok. Faydasız. Kendisine sunulanı kuzu kuzu kabul etmekten başka çaresi olmayan bir seyirci gibi izliyorum olanları. Gözümün önünde… Değişiyor, dönüşüyor her şey. Sonunda, karar büyük yerden geliyor; o ufak tefek iç sesimden. Ve dökülüveriyor dudaklarımdan.