BUZLU TEA LATTE & BİRİNİN ELİNDEN TUTACAĞINI BİLSEN KENDİNİ BOŞLUĞA BIRAKIR MIYDIN?

BUZLU TEA LATTE & BİRİNİN ELİNDEN TUTACAĞINI BİLSEN KENDİNİ BOŞLUĞA BIRAKIR MIYDIN?

Zaman 2 Mayıs 2011 diyor. O günlerde Arda hocanın deyimiyle kulüpte kimsenin yapmadığı sporu yapıyorum. Adeta quadriceps’ler ve hamstring’ler sarıyor dört bir yanımı. Lakin serde delilik var, yetmiyor, hep daha yenisi, hep daha farklısı, hep daha zoru derken, türlü cambazlık ve maymunluk peşinde koşuyorum. Yaptığım şeylerin kıyısında köşesinde bir tutkuyu ateşlemezsem, eğlence ve keyif rüzgârlarının üzerime esmesine izin vermezsem olmaz.

ZUMBA İLE SAF MUTLULUK & ÇİKOLATALI KIRMIZI BİBERLİ MARTINI

ZUMBA İLE SAF MUTLULUK & ÇİKOLATALI KIRMIZI BİBERLİ MARTINI

Son iki aydır cuma sabahları, evin içinde ışık hızıyla oradan oraya koşturarak, kendimi kaybederek, toplayarak, unutarak, bölünerek ve hatta çoğalarak, bir yandan duş alırken bir yandan da bir yumurta, 45 gr beyaz peynir ve zeytinyağından oluşan omlet  üçlemesinin incecik tabanlı tavada yanıp tutuşmasını engellemek için çizgi film karakteri edasıyla hızla ancak yerimde sayarak duştan mutfağa el uzatıp, aralarda “ne giysem bu ders için acaba” kaygılarına bile yer bırakmayacak bir süratle, son günlerde ağzına kadar dolu ütü odasından alınan Zumba kılıklarını üzerime geçirerek…

İLKBAHARA UZANAN HAFTA SONU

İLKBAHARA UZANAN HAFTA SONUGözlerimi açtım; uzaklarda dans eden güneşin siluetiydi duvarları aydınlatan, keyiflendim. O’nunla kocaman bir gün ve bir gün daha vardı önümüzde; güneşli günlerdi bunlar… Her ne kadar paralel evrenler ve zamanlar olduğu üzerinde yazılıp, çizilip, bir tahtaya dizilip zihinlerimiz zorlansa ve “zaman” görece bir kavramdır gibi ağır ağır tarifler verilse de bizim kaybedecek bir “zaman”ımız vardı “bugün”.

BİR CUMA GÜNÜ

BİR CUMA GÜNÜ

Cuma günü bu kadar keyifli olmamın sebebi “cuma” günlerini çok sevmem değildi yalnızca; O evimize döndü… Ayrıca Loli ile kol kola sokaklarda hoplaya zıplaya dolaştığımız bir gün geçirdik ve hafta sonu bizde kalmak üzere “tekerlekli kırmızı bavul”u da alıp yollara düştük, “tekerlekli kırmızı bavul” günümün en önemli ve en eğlenceli parçası olduğundan kendisi ile olan ilişkimden söz etmeden geçemeyeceğim; zaman zaman ayaklarımı yerden kesti; yokuşlarda:) zaman zaman ise ben onun tekerleklerini yerden kestim, ikili salto ile havalarda uçurdum; merdivenlerde:) Yokuş aşağı ben miydim bavulu çeken yoksa o muydu beni peşinden sürükleyen tam olarak kestiremiyorum:)