DAN LEPARD’IN MARMELATLI CHELSEA ÇÖREKLERİ

Marmelatli CoreklerAman Tanrım! Kaç yıl olmuş? Neredeyse 20’den fazla mı? Yok canımmm, ben o kadar oldum mu? Ol’madım ama yaşça oldum galiba. O küçücük, suratsız halimle bile çok beğenmiştim; özellikle John Travolta ve Olivia Newton-John’un son sahnelerde lunaparktaki dansları o kadar etkilemişti ki, aradan geçen yıllarla pek çok şey unutuldu ama siyahlar içindeki “incecik” John Travolta ve Olivia Newton-John unutulmadı, müzikler unutulmadı… Neden mi bahsediyorum?

Grease’ten tabii. John Travolta’nın şimdiki kalın enseli halinden eser olmayan, yok canım aynı kişi mi bunlar dedirtecek, incecik kızların, renkli kıyafetlerin, kıpır kıpır müziklerin, gözüme hala muhteşem görünen dansların, neşenin ve eğlencenin, eski günlerin, gençliğin olduğu, anne babalarımızın bizim şimdiki yaşlarımızda olduğu ve tabii biryantinin bol olduğu Grease:) “Grease is everything”, “Biryantin her şeydir”…

Bu hafta öylesine bir anımda öylesine açtığım bir kanalda yeniden karşılaşıp onlarla söyleyip onlarla dans ederken buldum kendimi. O dönem müziklerinin özellikle vokallerinin üzerimde yarattığı “hafiflik” ve “pür neşe” halini hiçbir şeye değişmem. Grease seyredip, dinleyip gülümsememek mümkün mü? Yaşamınızın sağı solu bir anda renkle ve ritimle dolsun istiyorsanız seyredin, bir daha, bir daha…

Egolarımızı beslemek için altında ezildiğimiz büzüldüğümüz, kaybolduğumuz onca entel uğraşıyı itiversek elimizin tersiyle, yerine şarkı söyleyip dans etsek, Latinler gibi:) Renk renk kıyafetler içinde hoplayıp zıplasak kırlarda koşsak çoşsak, baharın gelişini kutlasak, hafif olsa yaşamlarımız, hafif hissetsek, hafif olsak, melekler gibi hafif:)))

Evet, bu aralar tatlı ballı şekerli şuruplu şeyler yok burada, biliyorum çünkü çaktırmadan “hafifleme” yollarına doğru saptım. Bu yıl daha erken:) Geçen yaz verdiğim kilolar + bu kış aldıklarım + ekstradan verilmesi gerekenler toplanınca yine uzun ince bir yol uzanıyor önümde. Mayıs sonuna kadar bir hedef  “hafiflik” durumum var, excel’de her gün ölçüyorum, biçiyorum, yazılıp, çizilip bir tahtaya diziliyorum:) Şimdilik azar azar ve iyi gidiyor, ama yine de Mayıs sonunda Olivia Newton-John’un kalem gibi vücuduna sahip olur muyum belli değil:)))

Bu yıl erken başladım ya pek bir esnek davranıyorum; hafta içi un, şeker, krema gibi hiçbir şeyi ağzıma sürmüyorum, hatta koklamıyorum bile, ancaaaak hafta sonu İstanbul’un en sevdiğim yerinde, Rumeli Hisarı’nda  boğaza karşı, Anthony Bourdain’in de şereflendirdiği Kale Cafe’de ballı&kaymaklı bir kahvaltı ediyorum, kahvaltı mı yoksa şölen mi demeliyim bilemiyorum:)

Kahvaltı denince gözümün önünde çeşit çeşit mis kokulu hamur işleri beliriyor birde bal:) Dan Lepard usulü marmelatlı çörekler tam da gözümün önünde uçuşan o mis kokulu, yumuşacık tariflerden.

Dan Lepard, gözümün önünde uçuşan ve hatta henüz uçuşmamış ancak uçuşmayı bekleyen her türlü hamur işinin “ödüllü” ustası. Dünyanın dört bir yanında aralarında Giorgio Locatelli, Alastair Little gibi isimlerinde bulunduğu pek çok şefle birlikte çalışmış. Ekmek ve kek yapımı ile ilgili kitapları var; Exceptional Cakes, Exceptional Breads vs. Ayrıca İngiliz The Guardian gazetesinde yazıyor, tarifler veriyor. İşte marmelatlı çörekler de The Guardian gazetesinden.

Bu çörek hamuru öyle yumuşak ki kafanızı yaslayıp uyumak istiyorsunuz, kuş tüyü yastık gibi:) Yoğururken yapış yapış ancak dinlendirdikten sonra yumuşacık. Dan Lepard tarifte fırın ısısını 220 C derece ve süreyi de 20 dakika olarak vermiş ancak benimkiler az kalsın yanıp tutuşuyorlardı. Benim fırınımda 220 C derece ve 20 dakika çok fazla geldi. Dolayısıyla bu tarifi uygularken fırının sıcaklığını 220 C derece olarak ayarlayın ancak çörekleri ilk 10 dakikadan sonra mutlaka kontrol edin. Birde sadece bu tarif için değil ancak çörek tarzı mayalı hamur işlerini fırından çıkardıktan sonraki ilk birkaç saat içinde tüketin. Çünkü soğuduktan sonra biraz keyifleri kaçıyor. Naçizane önerim:)

Bal kaymak tadında bir hafta sonu olsun hepimiz için…

Uyarlama: The Guardian, Dan Lepard, 20 Şubat 2010

Malzemeler:

  • 675 gr un
  • 250 mg’lık C vitamini tabletinin yarısı, havanda dövülmüş ve toz haline getirilmiş (ya da 1000 mg’lık suda eriyen C vitamini tabletini bıçakla 4’e bölün. Böylece elinizde 250’lik parçalar olacak. 250 mg’lık bir parçayı da ikiye bölün; böylece 125 gr’lık parçayı elde edersiniz), -Dan Lepard, C vitamininin hamura ekstra bir “lightness” yani hafiflik verdiğini söylüyor.
  • 5 ml, 1 teaspoon tuz
  • 50 gr tereyağ, yumuşamış
  • 375 ml kaynamış ve soğumaya bırakılmış süt
  • 250 gr marmelat – ben çilekli olanı tercih ettim-
  • 1 büyük yumurta
  • 1 paket kuru maya
  • 75 gr kahverengi şeker
  • 200 gr kuru üzüm – ben kullanmadım-

Hazırlanışı:

  1. Un, tuz ve C vitaminini robotun içine koyun, metal bıçağını kullanarak malzemelerin karışmasını sağlayın.
  2. Bu karışıma yumuşamış tereyağ da ekleyerek robotu çalıştırın. Tüm malzemelerin iyice karıştığından emin olun ve bu unlu karışımı derin bir karıştırma kabına aktarın.
  3. Başka bir kapta süt, 175 gr marmelat ve yumurtayı çırpın ve içine mayayı da ekleyerek karıştırın.
  4. Sonra bu sütlü karışımı unlu karışıma ekleyerek yapışkan bir hamur elde edene kadar karıştırın gerekirse bir miktar yoğurun.
  5. Hamurun üzerini örterek ılık bir yerde 1 saat kadar dinlendirin.
  6. Sonra hamuru yoğuracağınız yüzeyi unlayın ve hamuru 10 sn yoğurun. Tekrar üzerini örtün ve 15 dakika dinlendirin.
  7. Daha sonra hamuru 40 cm x 40 cm’lik kare şeklinde açın. Ben önce bu ölçülerden daha geniş açtım ve bir bıçakla kenarlarını keserek 40 cm’lik kare haline getirdim:)
  8. Sonra hamurun üzerine kalan 75 gr marmeladı bir bıçak yardımıyla sürerek yayın. Kahverengi şekeri ve eğer kullanacaksanız kuru üzümleri de hamurun üzerine serpiştirin.
  9. Sıkıca katlayarak rulo haline getirin. Ve 3’er cm’lik parçalar halinde dilimleyin. Hamur yapışkan olduğu için biraz zorlanabilirsiniz. Büyük ve geniş yüzeyli bir bıçak kullanmakta fayda var.
  10. Fırın tepsisinin içine pişirme kağıdı koyarak dilimleri tepsiye yerleştirin. Üzerlerini örterek 1/2 oranında daha hacimlenene kadar dinlendirin.
  11. 220 C derecedeki fırında 10 dakika kadar pişirin. 10. dakikada kontrol edin. Eğer henüz pişmemişse bir 5 dakika kadar daha pişirin. Bu süreçte gözünüz fırında ve çöreklerin üzerinde olsun:)
  12. Dilerseniz üzerlerine pudra şekeri serpebilirsiniz. Afiyet olsun:)