ENGİNAR DOLMASI & FONDS D’ARTICHAUTS AUX DUXELLES

Enginar Dolmasi… böylece Richard Bach ile tanışmış oldum; “Martı’nın yazarı mı” sorularına -HAYIR, sadece Martı değil, Sonsuza Uzanan Köprü, Bir, Mavi Tüy, Pır Pır, Bir Çift Kanat, Güvenlikten Kaçış.. gibi daha pek çok kitabı var- diyerek isyan ettiğim,her yeni kitabını su gibi kana kana içtiğim, iliklerime kadar hissetsem de dillendiremediğim “sezgisel zeka” kavramını dillendirmemi sağlayan, Sonsuza Uzanan Köprü kitabıyla uzun seneler ruh eşi yolculuğuna çıkartan sonra bir gün aniden -ruh eşim dediği Leslie-den ayrılarak dünya üzerinde ki “benim gibi diğerlerini” şokla karışık bir boşluğun yolculuğuna sürgün eden, büyük büyük büyük … babası Johann Sebastian Bach olan, gökyüzünün ve özgürlüğün sınırlarını zorlayan, okurken kendinizi onun pilot kabininde bulabileceğiniz, paragraflarıyla size başka zamanların kapılarını aralayan, eski savaş pilotu, “Hiç Bir Şey Rastlantı Değil” penceresinden hayata baktığı, baktığım için Enginar Dolması “başlıklı” yazının giriş paragrafına konuk olan, zekası satır aralarından derelerinden  gümbür gümbür çağlayan bir yazar.

Zaman beni zorla büyütüp rüyaların içinde uyandırmaya çalışıyor ve halen gerçeklerin içinde uyuyup uyanan bir yanım var, o yüzden giderek azalsa da o yanım inanıyor işte -ayağa taşa takılsa bir sebebi- olduğuna:

Bir kaç gün konusunu bilmeden seçtiğimiz filmler, ne “rastlantı” ki ikisi de “engelliler” ile ilgili. Sağ kulağımda ablam -Aman dikkat etsin, sakatlanmasın- diyor, derken O sol kulağımda beliriyor, sesinden anlıyorum -sol dizim sakatlandı- diyor, derken “zamanın kafasını karıştırma girişimi”nde bulunduğum zamanın üzerinden tam 7 gün geçiyor, hızlıca ve dolu dolu, sigortacılarla telefon görüşmeleri, alanının en iyisi Ömer Taşer, randevu, bekleyiş, emar, bekleyiş, koltuk değnekleri, bekleyiş, randevu, bekleyiş derken menisküs ameliyatı oluyor. Neyse ki O’nun ki çok kısa süreli ve geçici bir “engel” durumu. Hatta bugün salon, banyo ve aşağıya taşınan geçici yatak odası arasında az da olsa gidip gelirken düne göre biraz daha iyi. Dizini düz tutması gerekiyor, bu yüzden uzanıyor sürekli, bir de buz tedavisi var; buzlukta da her eve yetecek kadar nexcare 🙂

Bekleyiş döneminde ne “rastlantı” ki Twitter‘da –Engelsiz bir yaşam için ?Kalbini engelleme, engelleri kaldır!?- sloganıyla “EngelleriKaldır” beni izlemeye (follow) başlıyor. Bu rastlantısal paslaşmalar bana bir şey anlatmaya çalışıyor; “kalbini engelleme”… “engelleri kaldır”…

“Sorunlar, alt edilmek için. Özgürlük, kanıtlanmak için. Ve biz rüyamıza inandığımız sürece, hiçbir şey rastlantı değil.”

Richard Bach

Derken ilk kez zeytinyağlı versiyonun haricinde farklı bir Fransız tarifi ile enginar pişiriyorum; -bu hafta için tamamen farklı tatlı planlarım olmasına rağmen- mantarlı ve peynirli hem de fırında, bir öğünde ikişer ikişer yiyoruz o kadar lezzetli; -hayatımda yediğim en lezzetli enginar bu- diyor ve ekliyor: -zeytinyağlıdan bile daha güzel- . Şimdi de çikolatalı tatlı bekliyor benden, lafın orasını burasını daha fazla çekiştirmeden tarife geçiyorum bu yüzden:)

Servis: 6 kişilik

Malzemeler:

  • 6 adet enginar
  • 225 gr mantar; yıkanmış ve kurutulmuş
  • 15 gr / 1 tablespoon tereyağ
  • 1/2 soğan ya da bir kaç adet arpacık soğanı; küçük küçük doğranmış
  • 55 gr keçi peyniri (yumuşak)
  • 45 ml / 3 tablespoon rendelenmiş Parmesan ya da Gravyer peyniri
  • 30 ml / 3 tablespoon küçük küçük doğranmış ceviz ( isteğe bağlı)
  • tuz ve karabiber
  • Enginarı pişirmek için: 450 ml / 2 cup su, 120 ml / 1/2 cup zeytinyağ, 1/2 limonun suyu, tuz

Hazırlanışı:

  1. Enginarları yıkayıp limonla ovduktan sonra  bir tencerenin içine yerleştirin, su, zeytinyağ ve sıkılmış limon suyunu da ekleyin, kapağını kapatarak orta ateşte kaynamaya bırakın, kaynayınca ateşin derecesini azaltarak 10-15 dakika kadar enginarlar yumuşayıncaya kadar pişirin.
  2. Yıkayıp, kuruladığınız mantarları robotun içine yerleştirerek metal bıçağı ile mantarların küçük küçük doğranmasını sağlayın.
  3. Bir tavada  tereyağını eritin, doğranmış soğanları da içine koyarak orta dereceli ateşte 2-3 dakika kadar pişirin. Daha sonra doğranmış mantarları ekleyerek, ateşin derecesini arttırın ve 5-7 dakika mantarlar suyunu çekene kadar, sürekli karıştırarak pişirin. Tuz ve karabiber ilave edin.
  4. Fırını 200 C dereceye ayarlayın.
  5. Derinliği olan bir fırın tepsisine pişirme kağıdı koyarak, üzerini sıvı yağ ile hafifçe yağlayın.
  6. Bir kapta keçi peynirini ve mantar-soğan karışımını birbirleriyle iyice karıştırarak, doğranmış cevizleri ve rendelenmiş parmesan/gravyer peynirinin yarısnı ekleyin.
  7. Enginarları fırın tepsisine yerleştirerek, oluşan bu karışımı eşit miktarlarda üzerlerine paylaştırın. Kalan parmesan/gravyer peynirini de üzerlerine serpiştirin.
  8. 200 C derecede ki fırında 12-15 dakika üzerlerikahverengi bir görünüm alana dek pişirin.
  9. Sıcak olarak servis yapın.