FIRINDA TAZE PATATES MİM’Lİ & 2009 NEDEN İYİ GEÇTİ?

Firinda Patates

Fırında nefis taze patatesler; biberiye, kekik, zeytin ve kaparili, hem de mim’li:) Nedir bu mim diye soranlarınız var, biliyorum:)

Şimdi mevzu şöyle; bir varmış bir yokmuş blog yazarları arasında sonsuza uzanan köprüler kurmak amacıyla oynanan bir oyun varmış; mim’leme… Mim’liyim, mim’lisin, mim’li.

Zaman içinde renk renk, desen desen, çeşit çeşit mim’ler yaratılmış ve kuşaktan kuşağa aktarılmış, nesiller boyu devam etmiş. Günlerden bir gün Hasan Başusta “2009 neden iyi geçti” konulu yeni bir mim oyunu başlatmış, bu yeni mim rüzgarı Ayşem‘in uzattığı el ile beni de yoluna katıvermiş:)

Bu mim ve kuralları şöyle imiş;

  • 2009′un neden iyi geçtiğine dair 5 madde (en az) yazılacak
  • Olumlu şeyler yazılacak
  • Bu yazı düşünmeden hemen yazılacak
  • Ve 5 kişi mimlenerek oyuna dahil edilecek

Ve 2009 benim için neden iyi geçti;

  • O’nunlaydım:)
  • Her şeyin başı sağlık; sağlıklı bir yıldı.
  • Yeni yeni yepyeni şeyler keşfettim. Daha fazla keşfettim; kendimi, gözlerinin içine baktıklarımı, bakmadıklarımı, hiç tanımadıklarımı, tanıdıklarımı… Yepyeni mekanlar, yeni lezzetler, 1 0 1 evreninde yeni duraklar… Yepyeni filmler, diziler… Yeni kitaplar… Eskileri keşfettim; Krishnamurti… Özgürlüğün her istediğimizi yapmak demek olmadığını, özgürlüğün bir şeyden özgürlük olmadığını yazdığı satırları keşfettim. Ayvalık, Cunda, Marmaris ve Datça’nın büyülü köşelerini keşfettim. Bergama’yı ve Kozak yaylasını keşfettim. Henüz sularında yüzemediğim fotoğrafçılığın kıyılarını keşfettim. Yemek fotoğrafçıları ve yemek stilistlerini keşfettim… Keşfettim; hem ne çok hem ne az…
  • Hayatımda ilk kez bir muhabbet kuşu ile aynı evi paylaştım:) Adı Zıpır; sabahları biz uyanmadan ötmez, ben bilgisayar başındayken başlar şakımaya, müziği sever, kuş sesi duyunca çok heyecanlanır. Her türlü sese ve harekete aşırı duyarlı ve biraz da ürkektir. Yalnız bıraktığımızda küser…
  • 2007 yılında başladığım pazarlama iletişimi yüksek lisans programından mezun oldum; hem de karizmatik ve zor beğenir insan Ayşegül Molu‘nun “temiz ve özenli Türkçe için teşekkür ederim” satırları ve her ne kadar sunum sırasında beni köşeye sıkıştırdıysa da sonrasında çok beğendiğini ima eden sözleri ile iyice gururlandığım bitirme projemle.
  • Mart ayında yazmaya başladığım snOw eggs 2009’un en dinamik ve en keyifli yeniliğiydi; hiç tanımadığım ve tanışmadığım ancak bir şekilde ortak noktalarımız olduğuna inandığım insanlarla yazıştım, paylaştım ve hatta hediyeleştim:) Okuyuculardan gelen yorumlarla çok ama çok keyiflendim. Sağı solu, ötesi berisi “lezzetli” bir yıldı. Hem de çok lezzetli. Mutfakta daha çok zaman geçirdim. Daha çok kişiyi besledim hem evimde hem onların evinde:) Yemeğe dair çok şey okudum, çok şey keşfettim, çok şey öğrendim ve hala okunacak, keşfedilecek, öğrenilecek ne çok şey olduğunu gördüm. Aslında bu madde çok uzar çoook… devamı snow eggs’in 1. yaş gününe:)

Ve şimdi mim rüzgarı essin geçsin, onları da yoluna katsın;

  • Ziyareti ve hoş yorumları sayesinde keşfettiğim  mutfak canavarı; Beyza,
  • Yılbaşı hediyelerinin hızlı sahibesi, ne zaman baksam blog’unda yeni yeni keyifli pek çok yazı ve fotoğraf bulduğum, sıcacık ve şeker insan, büdü’nün edi’si; Burcu,
  • Pazarlama İletişimi yoldaşım, sınıf arkadaşım, kardelen; Özlem, (bir de pazarlama blog‘u var kendisinin:)
  • Uzakları bir tık yakınıma getiren, yazılarındaki meydan okumayı sevdiğim ve kendime yakın hissettiğim, Jakarta’ya gidersem kapısını çalacağım ilk ve tek kişi; Selen
  • Sokakta görsem sımsıkı sarılacağım, yeme de yanında yat kurabiyelerin ve mutlu dükkan’ın şeker mi şeker şirin mi şirin sahibesi; Zeynep

Ve tabii mis gibi mim’li patatesler…

Uyarlama: Good Food Magazine, Haziran 2009, Jane Hornby

Servis: 4 kişilik

Malzemeler:

  • 1 kg. taze patates
  • 50 gr. kapari
  • 100 gr. siyah zeytin
  • 1 tablespoon taze kekik
  • birkaç dal taze biberiye
  • 90 ml, 6 tablepsoon zeytinyağ
  • 15 ml, 1 tablespoon beyaz şarap sirkesi
  • karabiber

Hazırlanışı:

  1. Fırını 220 C dereceye ayarlayın.
  2. Patatesleri yıkayın ve derin bir tencerede üzerlerini kaplayacak kadar su koyarak 12 dakika kadar kaynatın.
  3. Bu sırada zeytinlerin kabuklarını çıkarın, kekik ve biberiyeyi yıkayın ve kullanılmak üzere hazırlayın.
  4. Patatesleri süzün ve ortadan ikiye bölün. Kabuklarını soymayın.
  5. Derin bir karıştırma kabında kapari, zeytin, kekik, biberiye, zeytinyağının “75 ml yani 5 tablespoon kadarını” ve patatesleri iyice karıştırın.
  6. Fırın tepsisine pişirme kağıdı ile kaplayın; yanlardan biraz uzun bırakın.
  7. Küçük bir kasede kalan 1 tablespoon zeytinyağı ve beyaz şarap sirkesini karıştırın.
  8. Patatesli karışımı tepsinin içine koyun ve hazırladığınız sirkeli zeytinyağlı karışımı patateslerin üzerilerine dökün. Karabiber de ekleyin.
  9. 220 C derecelik fırında 40 dakika kadar pişirin.
  10. Sıcak olarak servis edin, afiyet olsun:)