Bir Cuma Günü…
Mart 23, 2009

Cuma günü bu kadar keyifli olmamın sebebi “cuma” günlerini çok sevmem deÄŸildi yalnızca; O evimize döndü… Ayrıca Loli ile kol kola sokaklarda hoplaya zıplaya dolaÅŸtığımız bir gün geçirdik ve hafta sonu bizde kalmak üzere “tekerlekli kırmızı bavul”u da alıp yollara düştük, “tekerlekli kırmızı bavul” günümün en önemli ve en eÄŸlenceli parçası olduÄŸundan kendisi ile olan iliÅŸkimden söz etmeden geçemeyeceÄŸim; zaman zaman ayaklarımı yerden kesti; yokuÅŸlarda:) zaman zaman ise ben onun tekerleklerini yerden kestim, ikili salto ile havalarda uçurdum; merdivenlerde:) YokuÅŸ aÅŸağı ben miydim bavulu çeken yoksa o muydu beni peÅŸinden sürükleyen tam olarak kestiremiyorum:)Â
“Tekerlekli kırmızı bavul”un cuma günü hayatıma girme sebebi Loli’nin iki günlük kılık kıyafetini taşımak deÄŸildi sadece,  Lolipop hanımım cuma günleri ata bindiÄŸinden bir de çizme, ÅŸapka, kırbaç gibi bilimum kostümsel kılığı da yüklenmek zorunda olduÄŸumdan “herÅŸey tek bir yerde” mantığıyla tekerlekli kırmızı bavula sarılıverdim. Ne de olsa yolumuz uzundu: Önce bir taksi bulunacak, bulunması için sokağın başına kadar bavulla dans ederek yürümek zorunda kalınacaktı. Sonra bavul taksinin bagajına yüklenecek, Loli ile arka koltuÄŸa kurulunacak, Hannah Montona haberleri ve okul maceraları ile dolu bir sohbetin ardından yine bavulla dans edercesine artık evimiz zannettiÄŸimiz Kanyon‘a doÄŸru karınlarımızı doyurmak üzere koÅŸar adımlarla süzülecektik.Â

Loli’nin “pesto soslu makarna” aÅŸkı üzerine num num‘da kırmızı bavulumuzu “bir yere” park ederek iÅŸtahla makarnalarımızı mideye indirecektik. Sonra yine yeni yeniden bavulu iteleyerek, çekeleyerek D&R‘ın içinde ilgi alanlarımıza göre kaybolacak ve uzunca bir zaman geçirerek buradan yeni diyarlara doÄŸru yola çıkma zamanının gelmiÅŸ hatta geçmekte olduÄŸunu fark edip iteleye, çekeleye, ayaklarımız yerde kesile kesile çıkışa doÄŸru yol alacaktık.

Ne var ki tatlı ihtiyacımızın aniden geliveresi tutacak ve “uzunca bir zaman Fransız sandığım oysa Belçikalı olan, sabahları Kanyon’da in cin top oynar, ip atlarken keyifli keyifli kahvaltı yapabildiÄŸim, oturacak vaktim olmasa bile rüzgar gibi geçerken bir uÄŸrayıp nefis brioche’larından ya da tatlılarından alabildiÄŸim” Le Pain‘e uÄŸrayarak brownie ve çikolata bombası paketleterek bavulumuzla birlikte Atlı Spor Kulübü‘ne doÄŸru yola koyulacaktık.

Maslak’ın soÄŸuÄŸuyla üşüyecek yine de ders baÅŸlamadan önce bütün atları sevecektik, Loli sahne kostümlerini giyinecek ve hangi ata bineceÄŸinin verdiÄŸi merak ve heyecan içinde diÄŸer kıyafetlerini bavulun üzerine kenarına köşesine fırlatıvererek ortamdan uzaklaÅŸacaktı, ben arkasından toplayacaktım. Sonra ben de bavulsuz olarak Lolipop’un ata biniÅŸini “donarak” ve keyifle izleyecektim. Harpe isimli koyu renk bir ata binecekti Loli, dersten önce Harpe en az birkaç kilo iÅŸeyecek ders sırasında rahat edecekti. Adetalar, dört nallar, anavanlar yapılacak bir ders daha sona erecek ve yine yeni yeniden tekerlekli kırmızı bavulumuzla dans ederek, uçarak kaçarak koÅŸarak Maslak trafiÄŸinin öldürücü kısmına yakalanmamak üzere acele ederek O’nun arabasına kurulacak ve sevgi pitircıkları ÅŸeklinde evimize gelecektik. Mayışmış, yorulmuÅŸ bir halde koltuklara uzanacak, oturacak, yayılacak ve tam uyuklamak üzereyken gecenin bombası ile yeniden canlanacaktık: tatlılarımız vardı!

Loli çikolata bombasını tek başına midesine indirecek O ve ben ise brownie’yi paylaÅŸacak ama önce krema koyacaktık üzerine. Yerken benim yaptığım “Fransız Çikolatalı Kek”e ne kadar benzediÄŸinden bahsedecek ve mutlu mesut bir kaç saatin ardından ertesi güne enerji depolamak için derin uykulara dalacaktık…
Uzun bir gün olacaktı, uzuuuun ve keyifli bir gün oldu…
| paylaş | yazdır |
|
||
































































Ne yazacağımı bilemedim. FotoÄŸraflara mı bir ÅŸey yazmam lazım, yoksa “Tekerlekli Kırmızı Bavul” a mı gülmem lazım, emin olamadım. Hannah Montana olayına takılmış haldeyim. Çok keyif aldım, teÅŸekkür ederim.
Gene benim… Ortak yanlarımızın sayısının artığını gördükçe kendimi tutamıyorum. Takip listesindeki “Nordljus” benim hayranı olduÄŸum ve ayran budalası gibi aÄŸzım açık baktığım yerdir. Sizin de onu beÄŸenmeniz çok ama çok sevindirdi. Bu yabanci bir ülkede Türk ile karşılaÅŸmak gibi. Çok konuÅŸtum kaçıyorum. Sevgiler…
AyÅŸem – Ben bu yorumlara nasıl cevap yazsam diye düşünüyorum. Yine sabah motivasyonu oldular, bu kadar içten bu kadar keyifli yorumlar geldiÄŸi için ne kadar teÅŸekkür etsem az mı desem ne desem bilemiyorum çünkü yorumlarınızı okudukça yüzümde kocaman bir gülümseme oluÅŸuyor; aÄŸzı kulaklarına varma durumu:) Sitemin ilk yorumları hep sizden geldi; sizin yorumlarınız snoweggs’in nazar boncuÄŸu oldular! Dün gece geç saatlere kadar yine sitenin alt yapısı , üst yapısı , sağı, solu, fiziÄŸi ve kimyasıyla uÄŸraÅŸtık. Hala da bir takım eksiklikler ya da arada patlayan kodlar olabiliyor. Bugün bir mailing ile kendisini eÅŸe, dosta, halka duyuracağım artık:)
2. yorumunuzla ilgili de buradan devam edeyim:) Nordljus‘u Cafe Fernando sayesinde keÅŸfetmiÅŸtim. Sizinle aynı duygular içindeyim. Ne zaman baksam gerçek olamayacak kadar neredeyse kusursuzluk derecesinde muhteÅŸem görünüyor gözüme.
Sizin sitenizde ki yazılar ve fotoÄŸraflar da çok keyifli:) Bazen bir insanı tanımadığınız halde kendinize yakın hissedersiniz ya peçete’den notlar‘ı ilk ziyatret ettiÄŸimde böyle hissetmiÅŸtim, her gün merakla bakıyorum ne yazmışsınız diye. Ama hiç yorum yapamadım orada henüz:( Umarım bugünden sonra site ile ilgili pek çok ÅŸey tamamlanmış olacağından ben de sitenizde “hem okur hem yazar” olabileceÄŸim:)
Hem konuşmayı hem de yazmayı çok seviyorum, yine uzadı:)
Sevgilerimle…
Sabah saat on sularında yazılarınızı okurken çok keyif aldım, hele LOLİ ile ilgili yazdıkların anladığım kadarı ile uzunnnn geçmesini istediÄŸiniz (“sevmeseniz” de tatlı geçmiÅŸ’ya) cuma gününün en tatlı anıları..
Çok beğendim başarılar.. yeni ,yeni şeker şeyler bekliyoruz. sevgilerimle..