Çikolata Sarmalı ve Dahası… |
||
|
Uzunca bir aranın köşesinden çıkageldim nihayet. ”Evvel zaman içinde” diye başlamaz tüm hikayeler, benimki de… “Bir varmış bir yokmuş” diyerek başlayacağım bu kez. Uzunca aranın ardından uzun soluklu bir hikaye olsun, hazırsanız, başlayalım bir ucundan… yazının devamı… |
||
|
|
Çikolatalı Custard’lı Muffin |
||
|
“8, karın kasları gergin, 7, boynunu koru, 6, haydi, 5, hareketi bırakma, 4, belini unutma, 3, 2, 1… bravooo, harekete devam, son 8! dinlenmek yok, diğer bacak, 8,7,6…” diye devam ederken ders, titreyen bacak ve karın kaslarınıza rağmen performans gösterebilen zihniniz, zamanın göreceliği kavramını hatırlatır hınzırca, gözünüz, “izafiyet teorisinin” ispatlanmasını istercesine duvara asılmış kocaman yuvarlak saate kayıverir; dakikalar oldukları yerde kol kola girmiş, sizinle dalga geçmektedir, evet zaman yavaşlamış ve hatta durmuştur. Son 8…(: yazının devamı… |
||
Çikolata Köpüklü Kek, “Gateau Mousse au Chocolat” |
||
|
Diğerine çikolata aşıklarının rüyası dediğim için belli etmese de biraz kırgın ve küskün çikolata köpüklü şey. Onu anlayabiliyorum; o çikolata rüyası ise ben ütopyası olmalıyım diyor muhtemelen:) Çikolata ütopyası, okyanusu, içi dışı dört bir yanı çikolata, çikolata dalışı ve hatta O’nun deyimiyle çikolata ormanı:)… Ne dersek diyelim, tek bir hakikat var; müthiş lezzetli:) |
||
Çikolata Aşıklarının Rüyası, “Torte au Chocolat” |
||
|
|
||
Bitter Çikolatalı Köpük, “Mousse au Chocolat Amer” |
||
|
|
||


31 Aralık
En sevdiğim Haziran’ımın üzerinden zamanlar geçti, zaman evreninde konumumuzu hatırlatan takvim sayfalarının bir bir göç edişi izlendi, Aralık sevgiyle kucaklandı, ve hatta en az Haziran kadar sevildiği ve keyifle karşılandığı fark edildi, ve daha neler neler farkedildi ve keşfedildi…
29′da sokağın köşesinden 30′a baktınız mı, geriye dönüş olamayacağını fark ettiniz mi, bu geri dönüşümsüzlüğün farkının farkına varabildiniz mi?, ne zaman, hangi zaman.. Zamanın su gibiliği mi “aynı nehirde iki kere yıkanılamayacağını” düşündürten kimi düşünürlere. Ya aynı nehir ve aynı zamandan varsa dediniz mi? Zamanı gördünüz mü, duydunuz mu, hissettiniz mi, ölçtünüz mü, biçtiniz mi? sahip oldunuz mu, tükettiniz mi, çaldınız mı, kaybettiniz mi, yaşadınız mı, sevdiniz mi.. Her mm’sini arşınladınız mı? Geçmişe mi sarıldınız dört elle, geleceğe mi uzattınız kollarınızı, yoksa dün ve bugün kış bulutlarının ilkbahar güneşini eteğinden çekiştirdiği gibi orasından burasından çekiştirdiniz mi zamanı? İşte bütün mesele bu: bulutsuzluk özlemi:) Güneşi geri istiyorum; aydınlık ve sıcak günleri.




