Daube de Boeuf |
||
|
|
||
|
|
Kırmızı Lahana “Braised”, “Chou Rouge Braisé” |
||
|
Hava şartlarından dolayı rötar yapan uçaklar ve O’nun gelişinin ertelenmesi ile gözüm yollarda, gecenin üzerine lapa lapa yağan karı izlerken keyifle endişe arası duygular vardı içimde. |
||
Elma ve Kereviz Salatası, “Pomme et Céleri-rave Remoulade” |
||
|
|
||
Pırasa ve Patatesli Soğuk Çorba, “Vichyssoise” |
||
|
|
||
Armut ve Kereviz Çorbası |
||
|
Onu bunu şunu yapın, deneyin, deneyimleyin, engelleri, bilinçaltı kasetlerini kullanılmayanlar kutusunun içine kaldırın:)) ve işte bir parmak hareketi “tık” ile “yeni” lezzetlere sayfa açınnnn:) |
||
Et suyu maceramın hemen ardından hatta ilki pişirdiğim gün olmak üzere 2 gün boyunca mutfağı cif, domestos, mr. muscle gibi markaların kol kola dans ettiği bir kimya labarotuarına dönüştürdüm neredeyse; acaba şuraya da gelmiş miydi, buraya da bulaşmış mıydı, oraya da sıçramış mıydı şeklinde bir deli hallerde mutfağı piri pak eyledim:))
Farklı ufuklarda aynı zamanlarda yılın ilk karını gördük, aynı gece kavuştuk, O İsveç’ten geldi, yine aynı gece Loli Paris’e uçtu.
Tam bir kış günü var dışarıda, içeriden bakınca? Havalar erken kararıyor, yağmur, soğuk? Cuma akşamı trafiği sinsi ve hızlı adımlarla sokakları, caddeleri arşınlıyor yine. Güneş ne kadar dışa dönük ve enerjikse, yağmurlu, karanlık hava da o kadar içe dönük ve bir o kadar da keyifli. Hani derler ya ?ev havası?. Pencerenin ardında, dışarısı, bilgisayar ekranıma meraklı gözlerle bakarken bir yandan da kulağıma ?ev havası? diye fısıldıyor:)
Elimde kumanda oradan oraya zıplar zaplarken görmüştüm onu; -aaa Meryl Streep’in filminin setinden görüntüler, acaba yeni mi- derken birden kumanda ile zamanın dev dalgaları arasında sörf yaparken bulmuştum kendimi:) Adeta zamanda ileri sıçrayıvermiştim, bir anda gelecek hafta oluvermişti, öncesi yoktu, arası yoktu, bir sıfırlardan oluşan posta kutularımdan biri’ne bir mesaj düşüverdi. Şöyle diyordu…
“Kerevizle armut mu? Çorba halinde hemde, bir arada? Zaten ben kereviz sevmem, seveni de sevmem, pişerken kokusuna dayanamam, o sırada zamanda sıçramalar yaparak uzaklaşırım, bir daha da oralara uğramam” diyecekseniz “yazının devamına hiç tıklamayın, paralel evrendeki snow eggs’e bakın, belki orada farklı bir tarif vardır” demeyeceğim tabi:)




