Armutlu Tart, “Tarte aux Poires Frangipane” |
||
|
|
||
|
|
Péche Melba |
||
|
|
||
Kızılcıklı Tart |
||
|
|
||
Frambuazlı Donmuş Köpük, “Créme Glacée aux Framboises” |
||
|
Albert Einstein Aya ayak basılalı 40 yıl olmuş… Şerefine National Geographic‘te beynimdeki işlemcilerin hem hız hem sayıca kapasitesini zorlayan programlar hazırlamışlardı. Bir kaç akşam seyrettik; bilim “insan”larının bir teleskopun “göz”ünden uzay zamanda milyarlarca ışık yılı “yol” kat ettiklerine kendi”göz”lerimizle şahit olduk. yazının devamı… |
||
Frenk Üzümlü ve Böğürtlenli Sorbet, “Sorbet aux Groseilleset et aux Mure Sauvages” |
||
|
|
||
Yollar aşağıda güneyde bir yerlerde bırakıldı, ardımıza bakmadan kuzeye eve gelindi, bir sihirbazın mendilinden çıkardığı “sonsuzluk” adedince, arabadan çıkarmayı başardığımız bavullar açıldı, koyduğumu bile hatırlamadığım anılar ortaya saçıldı, çamaşırlar makinenin başını döndürmek üzere programlandı, anılar zihnin ilgili bölümlerindeki ilgili dosyalara yerleştirildi. Ara sıra serbest düşüş yöntemiyle kurtulan anılar kalbin de desteğiyle duygulara dönüştü, hemen ardından “farkındalık” dosyası açıldı saçıldı:) Bana ben hatırlatıldı:)
Yok yok, tatilde değildim. Orada burada şurada, sağda solda, paralel evrenlerde… Bir yaz hali midir üzerimden esip geçen yoksa geçici bir süreliğine kalıcı mıdır bilinmez. Önemli midir peki olmak ya da olmamak bir sıfırlardan oluşan şu fani mekanda? Şimdi ve buradayım. Nokta
Hayatı bir satranç oyunu gibi “planlı”, hele de stratejik bir plan ışığında yaşamadım hiç. Hem de hayatımın “an”ları gerekli gereksiz detaylar okyanusunda akıp giderken:) Yok yok, bu öyle -bir kedim bile yok, anlıyor musun- türünden bir sızlanış değil, asla:) Özgürce, rüzgarlarla yolculuğu sevdim, “hep”… Süprizlerin, yeni heyecan ve keşiflerin “bilinmedik” yerlerde, “beklenmedik” anlarda, bir belirsizliğin köşesinde planlamadan geldiğini deneyimleyerek, ve bilerek…
“Evrenin en anlaşılmayan tarafı, anlaşılabilir olmasıdır”
Haziran’ı, 32 dünya yılını, Loli ile geçirdiğim iki haftalık “neşeli günler”i ve filmlerdeki gibi çok keyifli bir mezuniyet törenini geride bıraktım. İnternetten uzak, “mümkün olduğunca”:) ama mutfağa yakın günler… Sepetim Fransız tarifleriyle dolu; önce geride bıraktığım tatlı günler gibi bir sorbet hatta iki: Frenk Üzümlü ve Böğürtlenli. Soğuk, buz, serin, ekşi, tatlı, mis kokulu, renkli…




