Narlı ve Yoğurtlu Donmuş Köpük |
||
|
Richard Bach “sonsuza uzanan köprü”de tanıştırdı beni bu yöntemle. Deneyenler olmuştur, hatta faydasını görenler de:) Kararsızlıktan patlamak çatlamak ve parçalarınızı oraya buraya savurmak üzereyken çalışma masanızın üzerinde aynı anda okunmayı bekleyen ve hatta okunan ve hatta milyonuncu kere okunarak size yoldaşlık eden kitaplarınızdan ya da raflarda oku beni oku beni diye yalvarır gözlerle size bakan kitaplarınızdan birini seçin, düşünmeyin sadece alıverin elinize bir tane, yüreğinizde sizi kıvrandıran “şey”, şimdi sorun, tüm benliğinizle sorun, düşünmeyin, hiçbir şeyin rastlantı olup olmadığı kararsızlığını bir kenara koyun ve “rastgele”:) bir sayfayı açarak, bakmadan parmağınızı sayfanın üzerinde bir yere konumlandırın:) Evet evet tam o paragraf, okuyun şimdi, ne diyor?:) Beğenmezseniz bir önceki ya da bir sonraki sayfaya da bakın, bu da benim “kitap yöntemine” eklentim:) Ne kadar bilimsel ve spirütüel değil mi?:))))
Başka yöntemlerde var tabi, olmaz mı hiç:) Son günlerde sık kullanılanlar bölümümde yer alıyor kendileri:) Kararsızsınız, önünüzde en az iki ve daha fazla seçeneğiniz var; yüreğiniz sufle gibi kabarmış, çırpılmış krema gibi ağırlaşmısınız:)) Panik yok, hayatı o kadar da ciddiye almamak lazım, gülmek ve eğlenceli oyunlar oynamak lazım… Şimdi yine aklınızda, yüreğinizde tüm benliğinizde -ben nelerle uğraşıyorum- diye düşündürterek gülümsemenizi sağlayan bu durumun kaynağı “soru” var, birkaç ufak kağıt parçasına seçeneklerinizi yazın ve görünmeyecek şekilde katlayın, sonra hepsini bir kabın ya da avucunuzun içinde güzelce:) karıştırın ve masanın üzerine “rastgele” bırakın, hiç düşünmeyin, bırakın “eliniz” seçsin birini, istediğiniz çıkmadı mı?:))) İki kere daha deneyin, ben öyle yapıyorum ve hep ilkiyle aynı seçenek çıkıyor. Hep söylüyorum ya; ayağım taşa takılsa bir sebebi olduğuna inanarak yaşıyorum, hayatın içinde böyle eğlenceli oyunlarla küçük, büyük işaretler arıyorum:) Zaman zaman “dibe vurma” diye tabir ettiğimiz dönemlerde oluyor elbet, ne oyun görüyor gözüm ne işaret… Bazen de tatlı ve hafif bir boşluk; sadece var ol’duğum… ki ”boş” lukları daha çok dinlemek onların daha çok farkına varmak istiyorum, ne kadar boşluk o kadar hafiflik:)
Espritüel, spiritüel ritüellerden sonra gelelim hayatın içindeki “lezzetli” oyunlara, oyuncaklara:) Bu seferki oyuncağımız “narlı & yoğurtlu donmuş köpük”. Pratik, çok da lezzetli ve şık bir tarif. Tarif canelle et vanille‘den, dikey, yamuk tasarım da tartelette‘den. İki blog’u da çok seviyorum, zaten ikisini birbirine karıştıracak kadar da her anlamda benzetiyorum; fotoğrafları, tarifleri, kısacası dokunuşları birbirlerine çok yakın geliyor. Nar muhteşem bir meyve, uzak doğuluların “bir” felsefesini öğrenmek, anlamak istiyorsanız pazardan bir nar alın yeter:) Pazarda bir evde bin felsefesi de bizimkisi:) Eğlenceli bir meyve, tanelerini ayıklayacağım derken mutfakta “nar suyu nerelere sıçradı” oyununun da içine karıştım ve mutfakta neredeyse her yer narın o muhteşem renginden nasibini aldı:) Aaa bir de:) geçtiğimiz hafta çok keyiflendiğim bir haber aldım; Haber Türk İstanbul eki köşe yazarlarından Özdemir Erkan, köşesinde, keşfettiği bloglar arasında snow eggs’e de yer vermiş. Buradan kendisine çok teşekkür ederim. Servis : 4 – 6 kişilik Narlı Köpük Malzemeler :
Hazırlanışı:
Yoğurtlu Köpük Malzemeler:
Hazırlanışı:
|
||
|
|
İki arada bir nerede… Kararsızlık mıdır kendimle beni karşı karşıya getiren ve milyonlarca seçenek ve olasılığın ortasında bir başıma bırakan, yoksa… Kararsızlık sularında bir yerlere tutunmaya çabalarken ilginç yöntemler keşfediyor insan; örnek, sezgisel rehberinizi bir kitabın sayfalarında aramak ve karar vermek:) birine…







yorumlar
yorumunuzu bırakmak için: