Bunlar yeniliyor mu?, “Food Sculptures”

Bunlar yeniliyor mu?, Food Sculptures

Evet evet doğru okudunuz; yemek heykeltraşları. Bir sanatçı gibi çalışabilen şeflerden değil, “yemek” ile çalışabilen sanatçılardan söz ediyorum; peynirden, tereyağdan heykellerin, çikolatadan odalar, mobilyalar ve büstlerin ve daha aklımıza hayalimize gelmeyecek pek çok şeyin yaratıldığı bir alandan.

Carl Warner, Emma Staite, Lily Vanilli, Paul Wayne Gregory, Rachel Mount ve Simon Smith gibi isimlerin “bu yeniliyor mu” dedirtecek kadar gerçek ancak yenilebilir eserleri, 2010 yılında Alexa Perrin tarafından kurulan The Experimental Food Society tarafından da destekleniyor ve yıl içinde çeşitli aktivitiler düzenlenerek sergileniyormuş. Adı geçen sanatçıların çalışmalarından bazılarına buradan ulaşabilirsiniz.

Sabır ve yaratıcılığın sınırlarının zorlandığı tüm bu çalışmalar gerçekten şaşırtıcı ve büyüleyici. Özellikle Rachel Mount’un şekerlemeden yaptığı ayakkıbalarda takılıp kalmış durumdayım. Giysem mi yoksa yesem mi bilemedim:)

Kaynak: The Guardian gazetesi

paylaşmak güzeldir
  • FriendFeed
  • Twitter
  • Facebook
  • Digg
  • Google Bookmarks
  • del.icio.us
  • LinkedIn
  • Technorati
  • email
  • Identi.ca
  • Kirtsy
  • Live
  • Mixx
  • MySpace
  • Netvibes
  • PDF
  • Ping.fm
  • Posterous
  • Reddit
  • RSS
  • Slashdot
  • StumbleUpon
  • Tumblr
  • Yahoo! Buzz

Rani Peynir

Rani Peynir

L’Art Du Fromage ile ilgili önceki yazımın ardından posta kutuma friendfeed üzerinden düşüveren bir mesaj; -Hmm, Rani keşke yapsa böyle bişey… Rani’ye gittin mi hiç?- Rani’ye hiç gitmediğim gibi o güne kadar adını bile duymamıştım. Bir peynir sevdalısı olmadığımdandır belki de, kim bilir? Devam eden yazışma ile önce Rani ardından Kantin‘e gitmeye karar verilir ve gidilir.

İyi malzemelerle yemek yapmaya ve iyi yemek yemeye düşkün benim için bir günde iki kocaman keşif. Hem de sabah 9′da tüm bacak kaslarımın canına okuyan bir pilates dersinin ardından Beşiktaş’tan Akaretlere tırmandıran ve oradan Nişantaşı’na devam ettiren bir keşif… Neyse ki peynir sevdalısı değilmişim, ya öyle olsaymış:)

1993 yılında Antalya Manavgat bölgesinde, 150.000 metrekarelik bir alan üzerine kurulmuş Rani çiftliğinde organik sebze, meyve, et ve süt ürünleri yetiştiriliyor ve “Gouda, Edam, Maasdam, Emmantel, Mozarella ve Cheddar gibi yabancı kökenli peynirler aslı ile aynı özelliklerde, Fransa ve Hollanda’dan gelen uzmanların denetiminde üretiliyormuş.

Rani’nin Akaretler’deki mağazasında Gouda (sade, kimyonlu, biberli), Edam, Maasdam, Emmantel, Cheddar, Mozarella, Keçi Gouda, Keçi Tulum, Eski Cheddar, Parmesan, Roquefort, Mimolette, Brie, Camembert, Taze Keçi Peyniri, Taze Kaşar (sade, kimyonlu, biberli, kekikli, sucuk baharatlı) gibi peynir çeşitlerinin yanı sıra Manda yoğurdu, Süzme yoğurt, Fransız usulü tereyağ ayrıca kuruyemiş, kuru meyve, reçel, bal, zeytin, bakliyat ve mevsimlik bazı organik sebze ve meyveleri bulmak da mümkün.

Rani Peynir

Rani’nin peynirlerine Akaretler’deki mağazanın dışında Macro’ların şarküteri bölümlerinden de ulaşabilirsiniz. Fransız’ların bazı daha özel peynirlerini gözüm aradıysa ancak bulamadıysa da Rani’ye çeşit konusunda hakkını vermek lazım. Ayrıca Akaretler’deki mağazası çok keyifli, mutlaka uğrayın, ufak ufak çeşitlerle denemeye başlayın.

Adres: Süleyman Seba Caddesi No:60 Beşiktaş/İstanbul  Tel: 0212 259 01 00

Web: www.sezergroup.com

paylaşmak güzeldir
  • FriendFeed
  • Twitter
  • Facebook
  • Digg
  • Google Bookmarks
  • del.icio.us
  • LinkedIn
  • Technorati
  • email
  • Identi.ca
  • Kirtsy
  • Live
  • Mixx
  • MySpace
  • Netvibes
  • PDF
  • Ping.fm
  • Posterous
  • Reddit
  • RSS
  • Slashdot
  • StumbleUpon
  • Tumblr
  • Yahoo! Buzz

ve nihayet Baylan Bebek açıldı

ve nihayet Baylan Bebek açıldı

Son iki aydır O’nla aramızda neredeyse bir  ritüel haline gelen ballı kaymaklı Rumeli Hisarı kahvaltıları dönüşü görüyoruz; siyah kumaş zemin üzerinde yazan Baylan’ın habercisini. Gidiyoruz, geliyoruz, henüz açılmamış, en son iki hafta önce yine bir bal kaymak mesaisi dönüşünde, bakıyoruz, hala açılmamış.

Derken bugün sevgili Tuba Şatana‘nın mesajları arasında görüyorum ki, siyah kumaş zemin kalkmış; yerini muhtemelen ballı kaymaklı bir kahvaltı sonrası zevkten çok köşe bir mideyle bile uğramadan ve bir “Kup Griye” yemeden geçemeyeceğiniz Baylan pastanesi almış; evet nihayet dün, Baylan Bebek açılmış:)

Hemen bu hafta sonu gidilmeli. Tam da bahar gelirken hem de çok sevdiğim sahilde hem de Baylan’ın açılışı çok güzel oldu çok diyorum ve hatta saçımdan çekiştirip, başımda boza pişirerek verilmeyi bekleyen sevgili kilolarıma rağmen diyorum:)

Konu “yemek” ve “mekan”larsa sözü tabii ki Tuba Şatana‘ya bırakıyorum, işte onun kaleminden Baylan Bebek’in açılışı; “Tek Kelimeyle Baylan”

Adres: Bebek Cad. Cevat Paşa Sok. 52-54 Tel: 0212 358 07 60

Web: http://www.baylanpastanesi.com/anasayfa.html#

Kaynak: Pukka Living

paylaşmak güzeldir
  • FriendFeed
  • Twitter
  • Facebook
  • Digg
  • Google Bookmarks
  • del.icio.us
  • LinkedIn
  • Technorati
  • email
  • Identi.ca
  • Kirtsy
  • Live
  • Mixx
  • MySpace
  • Netvibes
  • PDF
  • Ping.fm
  • Posterous
  • Reddit
  • RSS
  • Slashdot
  • StumbleUpon
  • Tumblr
  • Yahoo! Buzz

L’Art Du Fromage; İngiltere’nin ilk “peynir” restoranı

LArt Du Fromage; İngilterenin ilk peynir restoranı

İngiltere’nin ilk “peynir” restoranı L’Art Du Fromage Londra’da açıldı. Restoranda sunulan neredeyse 100 çeşit peynir her hafta Lion’dan geliyor.

Sağı solu dört bir yanı peynirle sarmalanmış menüde; fondüden, peynirli dondurmaya kadar pek çok çeşit bulmak mümkün. Bu arada menünün tatlılar bölümünde yer alan floating island -hani snow eggs’in kardeşi tatlı- da gözümden kaçmadı:)

İki kişilik yemek şarap ve bahşiş dahil 95 £’a geliyormuş. L’Art Du Fromage’ın sitesinde menüde ki seçenekleri ve fiyatları görünce, İstanbul’da yemek ve hizmet kalitesi olarak son derece vasat olan ancak dekorasyonları ile göz dolduran restoranlara ödediklerimiz fazla geldi… Şimdi darısı başımıza demek istiyorum bir yandan  da çekiniyorum, böyle bir yerin İstanbul’da açıldığını hayal edebiliyor musunuz? İki kişi yemeğiyle, tatlısıyla, şarabıyla hesap ne gelir?:)

Yolunuz Londra’ya düşer de L’Art Du Fromage’a uğramak isterseniz;

Adres: 1a Langton St, London SW10, Tel: 020 7352 2759,

web: http://artdufromage.co.uk/home.htm

Kaynak: The Independent ve The Guardian gazeteleri

paylaşmak güzeldir
  • FriendFeed
  • Twitter
  • Facebook
  • Digg
  • Google Bookmarks
  • del.icio.us
  • LinkedIn
  • Technorati
  • email
  • Identi.ca
  • Kirtsy
  • Live
  • Mixx
  • MySpace
  • Netvibes
  • PDF
  • Ping.fm
  • Posterous
  • Reddit
  • RSS
  • Slashdot
  • StumbleUpon
  • Tumblr
  • Yahoo! Buzz

Özgürce

Özgürce

İçimden geldiği gibi, taze taze ve özgürce paylaşımlar bu sayfada yer alacak:) Bazen dünyanın öbür ucunda açılmış bir restoran, bazen o hafta sonu yapılacak bir aktivite, kimi zaman dünyaca ünlü yemek gurularının haberleri, belki o gün keşfettiğim yeni bir kitap, kim bilir belki de sadece taze çağrışımla aklıma düşüverenler… Hem yemek olacak hem ötesi… Bir dolu şey olacak, her şeyden azar azar, her şeyden çok çok… Hadi paylaşalım:)

paylaşmak güzeldir
  • FriendFeed
  • Twitter
  • Facebook
  • Digg
  • Google Bookmarks
  • del.icio.us
  • LinkedIn
  • Technorati
  • email
  • Identi.ca
  • Kirtsy
  • Live
  • Mixx
  • MySpace
  • Netvibes
  • PDF
  • Ping.fm
  • Posterous
  • Reddit
  • RSS
  • Slashdot
  • StumbleUpon
  • Tumblr
  • Yahoo! Buzz