Peynirli ve SoÄŸanlı Flan, “Flan au Fromage”
Ocak 28, 2010

Bir müziÄŸin  kulağınıza dokunan ilk tınılarıyla yüreÄŸinizin bir anda kafesinden dışarı süzülüp, sizi, çok sık ziyaret edemediÄŸiniz “o” dinginlik diyarına doÄŸru yolculuÄŸa çıkardığı olur mu hiç… Önce ve sonra arasında bir yerde bulursunuz kendinizi… Kendinizi bulur, var olursunuz belki kısacık ve dolu dolu bir an için…

Uykularınız bölünmüştür, sizi aÅŸağı çekmeye çalışan “ÅŸey”ler sayıca çoÄŸalmakla kalmamış adeta bir koleksiyon olmuÅŸtur gün içinde, ve muhtemeldir ki bu koleksiyonun en nadide parçası egonuzdur belki de… Zihniniz kazan kaldırmıştır; ilgili ilgisiz, gerekli gereksiz, zamanlı zamansız her türlü düşünce, anı, fikir, bilgi zihin meydanına doÄŸru çoktan yola çıkmıştır, belki de bitmek tükenmek bilmez beyin fırtınalarınız kasırgalara ve hortumlara dönüşmek üzeredir, üstüne üstlük onlarca senedir spiritüel konularda neredeyse ordinaryüs profesörü olmanıza ramak kalacak derecede kitabı, bilgiyi, guruyu, hocayı, semineri, workshop’u yemiÅŸ yutmuÅŸsunuzdur belki de, ancak neye yarar, karşınızdaki canım dese canın çıksın anlarsınız… Zurnanın “zırt” dediÄŸi yerdir burası:)))

İşte bu noktada müzik girer devreye, daha doÄŸrusu girmelidir; sözsüz, dinlendirici, yüreÄŸinizin kuÅŸ olup gökyüzünde süzülmesini ve saniyeden bile kısa bir sürede zihninizin sessizleÅŸip, durulmasını saÄŸlayacak türden. Hatta mümkünse müziÄŸin aralarına taze taze börtü böcek, kuÅŸ, deniz, rüzgar, çan sesleri döşenmiÅŸ olsun, piyano olsun, üflemeli çalıgılar olsun, akustik gitar olsun, harp olsun, mümkünse “new age” tarzı olsun, celtic olsun, Mike Oldfield olsun, parmaklarınızda ışık perilerini dans ettirecek Kitaro olsun… Ol’sun… Ol’un… Kendinize ait bir köşede öylece oturun, uzanın belki de, isterseniz kapatın gözlerinizi… Bırakın yüreÄŸiniz götürsün sizi o dinginlik diyarına, müzikten kanatlar takın zihninize , süzülüverin öylece… (Burada kendi “rahatlatıcı” müziÄŸinizi kendiniz yaratabileceÄŸiniz müthiÅŸ bir araç yapmışlar, mutlaka deneyin)

HissettiÄŸiniz bu duyguyu bu sessizliÄŸi gün içinde sıkça hatırlamak için yüreÄŸinizde sık kullanılanlar dosyasına ekleyin. Åžimdi mutfak zamanı, ÅŸimdi dinginliÄŸi lezzetle ve dolayısıyla keyifle birleÅŸtirme zamanı, ÅŸimdi mutfak terapisi zamanı deyin, ömrünüzde yapacağınız en kolay, en uysal, en kolay açılan bu mayalı hamur için kolları sıvayın, Fransızların bu tarif için geleneksel olarak kullandıkları yoÄŸun aromalara sahip Epoisses, Maroilles ve Livarot’u  ve  hatta onların yerine kullandıkları Munster ve Port Salut gibi namı meÅŸhur peynirleri nereden bulurum ÅŸimdi diye üzülmeyin, yerine Cheddar, Gruyére, Parmesan ve hatta keyfinize kalmış deÄŸiÅŸik peynir çeÅŸitlerini deneyin.
Fırından çıkardığınız andan itibaren evin ahalisi tarafından kapışılacağını, hapır küpür yenerek, “ne bitti mi” tarzında serzeniÅŸlerle bir yenisini yapmak üzere mutfaÄŸa gireceÄŸinizi ve eÄŸer bir gün yemeÄŸe misafirim olursanız sofrada peynirli soÄŸanlı flan olma ihtimalinin kuvvetle muhtemel olduÄŸunu bilin:)
Not : Bu kadar peynir arada kaynamasın diye bir ara “peynir dosyası” açmak lazım:)

Uyarlama : The Best Ever French Cooking Course, Carole Clements&Elizabeth Wolf-Cohen
Servis : 8 kiÅŸilik, 23 – 25 cm’lik flan, turta kalıplarına göre
Malzemeler :
- 15 gr / 1 tablespoon tereyaÄŸ
- 1 adet orta  boy soğan, yarım halka şeklinde dilimlenmiş
- 2 yumurta
- 250 ml / 1 cup krema
- 150 gr yaÄŸlı, yumuÅŸak, keskin aromalı peynir, – bu tarifte 50 gr cheddar, 50 gr  rendelenmiÅŸ parmesan ve 50 gr dil peyniri kullandım-
- tuz ve karabiber
Mayalı Hamur için
- 10 ml / 2 teaspoon kuru maya
- 125 ml / 1/2 cup süt
- 5 ml / 1 teaspoon ÅŸeker
- 1 yumurta sarısı
- 225 gr / 1 + 3/4 cup un
- 2,5 ml / 1/2 teaspoon  tuz
- 55 gr / 4 tablespoon tereyağ, yumaşamış
Hazırlanışı:
- Önce hamuru yapmakla başlayın; mayayı küçük bir kaseye koyun. Sütü oda sıcaklığına gelinceye dek ısıtın ve şekerle birlikte mayanın bulunduğu kasenin içine dökerek tüm malzemeler eriyinceye kadar karıştırın. Sonra bu karışımı 3 dakika kadar dinlendirin ve içine yumurta sarısını ekleyerek çırpın.
- Un ve tuzu robota koyarak (metal bıçağı kullanın) iki kez birkaç saniyeliğine çalıştırarak un ile tuzun biribirine karışmasını sağlayın. Robot çalışırken yavaşça yumurtalı maya karışımını ekleyin ve 2-3 dakika daha robotu çalıştırın. Daha sonra tereyağı ekleyin ve 30 sn daha çalıştırın.
- Hazırladığınız hamuru hafifçe yağladığınız bir kaba alarak üzerini bir örtü ile kapatın ve oda sıcaklığında bir saat mayalanmaya bırakın. Bu süre sonunda hamur yaklaşık 2 kat büyüyecektir.
- Hafifçe unladığınız bir yüzeyde hamuru yaklaşık 3mm kalınlığında açarak turta kalıbına yerleştirin. Tart kalıbına yerleştirdiğiniz hamuru yine bir örtüyle kapatarak 30 dakika  daha oda sıcaklığında dinlendirin.
- Bu arada bir tavada tereyağı eritin, düşük ateşte 10-15 dak kadar arada bir karıştırarak soğanların yumuşamasını ve karamelize olmasını sağlayın.
- Fırını 180 C dereceye ayarlayın.
- Bir karıştırma kabında yumurtaları ve kremayı çırpın, bu karışıma tuz ve karabiber de ekleyerek tavadaki soğanların içine dökün ve tüm malzemelerin karışmasını sağlayın.
- Hamurun tabanına peynirleri aralarında bir miktar boşluk olacak şekilde yerleştirin. Eğer Parmesan ya da Gruyére de kullanıyorsanız bu peynir katının üzerine rendeleyin. Tavadaki soğan krema karışımını da hamurun içine peynirlerin üzerine dökün.
- 180 C derecedeki fırında 30-35 dakika kadar pişirin.
- Sıcak/ılık olarak isterseniz yanında roka veya diğer yeşilliklerle servis yapın, afiyet olsun:)
| paylaş | yazdır |
|
||
































































o peynir rokfor olsaydı aman allahım ne güzel olurdu
)
bu arada paşabahçeye yolumu düşürmeye çalışıyorum gidip o kalıpları almalıyım
Cuma gününü kendimizi bulduğumuz şu fondaki şarkı eşliğinde bu tarifi denemeye adayıp, kim mutfağa daha hızlı koşacak diye birbirimizi çekiştireceğiz anlaşılan
Mayalı tart hamuru denememiÅŸtim daha önce. SoÄŸan ve peynir uyumu nefis, fotoÄŸraflar nefis… Ellerinize saÄŸlık
Okurken ne zamandir böyle müzik dinlemedigim geldi aklima. Cok haklisin müzik cok seyin ilaci aslinda. Sen de ne güzel anlatmissin. Kalemine, yüregine ve ellerine saglik. Flan da cok güzel görünüyor. Hamuru bu kadar muntazam kaliba yerlestirmeyi ben hala beceremiyorum, bunun bir sirri var mi?
Sevgiler
Valla süperdi, yani 4 dilim yedim diye demiyorum ama çok lezzetliydi. Özellikle soğanlar mükemmeldi. Yukarıda harcanan emeğin detayını gördükten sonra yediğim daha da bir değerlendi.
Ellerine sağlık tekrar
Immmm!Nefis görünüyor…Afiyet olsun.
görüntü harika eminim lezzette harikadır ellerine çok sağlık çok ama sevgiler
zarpandit – Roquefort’u bu tarifte hiç hayal edemedim ben. Ama günün sonunda bu da bir tarif, kural deÄŸil kanun deÄŸil, bir dene, belki de çok yakışır:) Åžimdiden afiyet olsun…
Lezzet Dedektifleri – MutfaÄŸa kim daha hızlı koÅŸtu merak ediyorum, yaptınız mı, afiyetle yediniz mi beÄŸendiniz mi meraktayım:)
Beyza – Yıllardır bu tarz müzik dinlememe raÄŸmen senin yorumunla aslında üniversite dönemlerinde ne kadar “sık” dinlediÄŸimi hatırladım. Büyüdükçe “güzel” ÅŸeyleri daha mı az hayatımıza katıyoruz acaba?
Bazı hamurları örneğin sweet shortcrust gibi açmak ve kalıplara yerleştirmek gerçekten zor olabiliyor, çünkü daha yapışkan bir kimyası oluyor. Ancak bu hamur o kadar uysal o kadar uyumlu ki istediğin kadar haşin davranabilirsin:) o yine de kolayca açılır ve düzgünce kalıba yerleşir. Aslında bir sırrı yok, yani sır değil, buradan nasıl yerleştirmen gerektiği hakkında detaylı bilgi edinebilirsin. Eğer denersen kolay gelsin:)
Arda – Neeeeee, 4 dilim mi??? Hangi arada, hiç fark etmedim. Ben bile 2 dilim yedim:)))) Afiyet ÅŸeker olsun, dokunmamıştır umarım:)))
Florentin – Çok teÅŸekkürler:) Afiyet oluyor da birde yol su kilo da oluyor aynı zamanda:) Malum krema, tereyaÄŸ…
Betül – Çok ama çok teÅŸekkürler ve sevgiler:)
“B” evde yoktu, fırsatı deÄŸerlendirdim
çekiştirilmeden rahat rahat hazırlayarak pişirdim, sonra da fotoğrafını bile çekmeye fırsat kalmadan yarısına yakın kısmını yedim
harikaydı, tarif için tekrar teşekkürler
“P”
Kaç gündür,bilgisayarı açmaya bile halim yoktu,yorgunluktan.Şimdi açtım,birde ne göreyim,en büyük tutkum olan,peynir çeşitleriyle ortaya konulan enfes bir lezzet.Ellerine sağlık nefis görünüyor,yarın değil ama öbür gün kesinlikle yapılıp,ev halkına sunulacak.Aslında ben çok şanslıyım,evde yemek ayrımı yapan yok,damak zevklerimiz çok uyuşuyor,hele peynir dendimi akan sular duruyor.Muhallebi ile ilgili bölümü hepsine gösterdim,bana,cismen değil ama ismen tanındın deyip beni teşvik ettiler.
sevgilerimle
Nihayet,bu muhteşem lezzeti sunmuşsun.Ellerine,sağlık.Hafta sonu Loli gelirse,yapıyım.:)resimler ve yazın her zamanki gibi çok güzellllllllllll.
Lezzet Dedektifleri – Afiyet olsun:)
Ömür – Çok önemli hakikaten, yemek piÅŸirdiÄŸin, beslediÄŸin kiÅŸilerle aynı ÅŸeylerden zevk almak birde yeni tatlara açık olmak. Yoksa herkese ayrı bir menü hazırlamak çok zor. EÄŸer yaparsan umarım tüm aile keyifle yerseniz, afiyet olsun ÅŸimdiden:) Ege mutfağı ile bir blog ne güzel olurdu, ben de teÅŸvik ediyorum:)
Günsel – Loli pek sevmiyor bu flanı, biliyorsun her ÅŸeyi yemez sultan:)