Pırasa ve Patatesli Soğuk Çorba, “Vichyssoise” |
||
|
“Siteni bir arkadaşımla paylaştım, çok beğendi, keyifle izleyebileceğin bir film önerdi: Julie&Julia“. Link’in götürdüğü adrese varana kadar “isimler” bir şey ifade etmemişti. Imdb‘ye varır varmaz Meryl Streep’i görünce, şekerleme yaparken yakaladığım zihnim, ben tarafından dürtüldü ve uyandırıldı; -bu, geçen hafta, setinden kısacık görüntüler izlediğim film değil mi?:)”. Çok değil bir iki saat sonra tüm bileşenlerden habersiz olarak O geldi, bilin bakalım benim için ne getirmişti? Julie&Julia:) Uzun soluklu okuyucular bilir, şöyle algıladığımı yaşadıklarımı; “hiçbir şey rastlantı değildir, her şeyin içinde, ötesinde berisinde bize göz kırpan bir anlam vardır, bu sebeple farkında olmalı her anın, keşfetmeli her zerresini”. Julie&Julia’da keşfedildi pazar günü. Alacaklarımı aldım. Tam zamanında.
Julia Child ve Julie Powel‘ın gerçek yaşam öykülerinden. Onların mutfağında pişen Fransız yemekleriydi, mi acaba? Burnuma buram buram çok tanıdık bir koku geliyordu, neydi bu? Evet, evet mutfakta pişen “sevgi”nin kokusuydu bu. Evimize kadar ulaştı, bizi de sarıp sarmaladı. O ve ben izledikçe kendimizi bulduk filmin keyifli sokaklarında. Meryl Streep’e yine yeni yeniden hayran oldum. Muhteşem bir kadın, dolayısıyla muhteşem bir film. Lütfen izleyinnn:)
Fransız dedik, mutfak dedik; ikisini birleştirdik; çok lezzetli şeyler çıktı ortaya. Biri de Vichyssoise -vişesvaz diye okunur-. Soğuk kaselerde servis edilen soğuk ve lezzetli bir çorba. İçimi ısıtacak bir şeyler arıyorum derseniz, sıcak içiverin, öyle de çok güzel. İçinde pırasa ve patates. Misafire çıkacaksa krema:) Evde biz bize içilecekse süt:) Baş rolde sebze suyu. Pratik, lezzetli, şifalı, bol vitaminli… E daha ne isteyelim bir çorbadan?:) Mutafağa girin, pişirin, tadın, tattırın yanında da Julie&Julia’yı izleyin, keyiflenin. Uyarlama: The Best Ever French Cooking Course, Carole Clements&Elizabeth Wolf-Cohen Servis: 6 – 8 kişilik Malzemeler:
Hazırlanışı:
|
||
|
|
Elimde kumanda oradan oraya zıplar zaplarken görmüştüm onu; -aaa Meryl Streep’in filminin setinden görüntüler, acaba yeni mi- derken birden kumanda ile zamanın dev dalgaları arasında sörf yaparken bulmuştum kendimi:) Adeta zamanda ileri sıçrayıvermiştim, bir anda gelecek hafta oluvermişti, öncesi yoktu, arası yoktu, bir sıfırlardan oluşan posta kutularımdan biri’ne bir mesaj düşüverdi. Şöyle diyordu…







belkide julie&julia yüzünden le cordon blue’nun eğitimlerine katılmak ve kitaplarını deliler gibi almak istiyorum
belkide onlarla habire mailleşmem ve yeter arttık diye beni görmek istememe ihtimalleride bu yuzden
hersey bir yana o filme sonrasında paris i love you ve new york i love you filmlerinide tavsiye ederim
))
Aaaa zarpandit gelmiş:))) Hoş gelmiş, nerelerdeymiş, iyi miymiş?:)
Bu filmle birlikte Julia Child’ın kitabının satış rakamları, Julie Powel’ın blog’unun ziyaret ve internette aranma oranları artmıştır diye düşünüyorum. Cordon Blue’nün de kapısında kuyruk olabilir:) Elini çabuk tut:) O filmlere imdb’den bakacağım:)
Ben de bu filmi aylardır bekliyordum. En son 16 Ekim’de Türkiye’de de gösterime girecekti ama ertelendi ve bir daha bahsedilmedi bile. Herhalde sayıları pek de fazla olmayan yemek meraklıları dışında kimsenin izlemek istemeyeceğini düşündüler. Önceki gün tesadüfen bulduğum filmin DVD’si sayesinde soğuk ve yağmurlu bir Cumartesi günü bizim de içimizi ısıttı Julia Child’ın hikayesi
Bu arada blogunuzu yeni buldum ve çoğu zaman konu yemeğe gelene kadar lafı döndürüp dolaştırarak bambaşka şeylerden bahsetmeniz kendimi yakın hissetmemi sağladı, bundan sonra takip edeceğim. Birbirinden leziz tarifler için de elinize sağlık ayrıca:)
Ozhan – Hoş geldin:) İyiki bulmuşsun, iyiki gelmişsin, bu sayede senin taptaze blog’unu keşfettim, bayıldım.
Tasarım, görsel, estetik gibi konular “maalesef” biraz öncelikli bende:) Gözüm ilk olarak bir sitenin genel tasarımına, sonra varsa görsellere takılıyor, kendince değerlendiriyor. Sonra sıra içeriğe geliyor, genellikle düzgün ve akıcı bir Türkçe o “şey”e dört elle sarılmamı ve takip etmemi sağlıyor. Evet biliyorum seninki İngilizce:)
Ve evet lafı döndürüp dolaştırdım yine, diyorumki “bugünden itibaren Oz’un mutfağının meraklı ve heyecanlı takipçisiyim”:)
Ama en çok da yorumunun “lafı döndürüp dolaştırma” kısmına bayıldım:) Çok teşekkürler ve taze blog’un için de başarılar…
Az once bu corbayi yaptim! Patateslerle birlikte biraz kereviz, biraz da parsnip hasladim. Karabiberini de bol tuttum.
Tadi bir harika, pirasanin hafif aci, sogansi tadini cok iyi aliyorsunuz.
Tesekkurler
Çiğdem, merhaba:) Ben de bu çorbayı yaparken çoğu zaman biraz kereviz ilave ediyorum. Her iki türlü de çok lezzetli. Birde önerim ev yapımı sebze suyu kullanman. Sebze suyu çorbaya daha zengin bir aroma kazandırıyor. Afiyet olsun:)