ZUMBA İLE SAF MUTLULUK & ÇİKOLATALI KIRMIZI BİBERLİ MARTINI

Zumba ile Saf Mutluluk

Son iki aydır cuma sabahları, evin içinde ışık hızıyla oradan oraya koşturarak, kendimi kaybederek, toplayarak, unutarak, bölünerek ve hatta çoğalarak, bir yandan duş alırken bir yandan da bir yumurta, 45 gr beyaz peynir ve zeytinyağından oluşan omlet  üçlemesinin incecik tabanlı tavada yanıp tutuşmasını engellemek için çizgi film karakteri edasıyla hızla ancak yerimde sayarak duştan mutfağa el uzatıp, aralarda “ne giysem bu ders için acaba” kaygılarına bile yer bırakmayacak bir süratle, son günlerde ağzına kadar dolu ütü odasından alınan Zumba kılıklarını üzerime geçirerek…

DAN LEPARD’IN ÇİKOLATALI KEKİ

Dan Lepard Cikolatali Kek

Hayatın her pikselini arşınlamak, anlamak, bilmek, keşfetmek isteyen bir kâşif ile bir pikselden diğerine, bir katmandan öbürüne sekerek maymun iştahlı diye yaftalanan kişiyi ayıran çizgiyi blur efektleriyle yumuşatamaz mıyız?

Peki ya  aralarında çizgi yoksa? Ya kâşif ile maymun iştahlı bir madalyonun iki yüzü gibiyse?

BALLI BAHARATLI KEK & HONEY AND SPICE CAKE

Balli Baharatli Kek

Hayatımıza giren bazı şeyler tam da zamanında mı çıkagelir, tutuverirler elimizden, en derinlerdeki, en uzaklardaki parçalarımızı gösterip, hatırlatıverirler, bir sözleriyle sarsar, içimize işlerler adeta; nefes gibi sararlar tüm hücrelerimizi…

Ayna misali kendimizi gösterirler, bir zaman sonra iç içe geçer yaşadıklarımız; onlar biz, biz onlar olurveririz birden, rüya ile gerçek arasında sallanan dillendiremediğimiz tüm anlarımızla ve anılarımızla yüzleştiriverirler en beklemediğimiz anda,

YERFISTIĞI EZMELİ ŞEKERLEME & PEANUT BUTTER FUDGE

Peanut Butter Fudge

Gerçekliği, göreceliliği, ölçülüp biçilebilirliği, bükülüp katlanabilirliği, geçmişten geleceğe mi yoksa gelecekten geçmişe mi süzüldüğü ya da kendi karmaşıklığına ağzı bir karış açık kalan bir adam edasıyla öylece kalakaldığı, ışık hızı, atom altı parçacıklar ve hatta Einstein’le olan ilişkisi tartışıla dursun…

Kendisini sonsuz şimdiki anlardan oluşan küçücük fıçıcık içi dolu turşucuk bir şey olarak algıladığım; “zaman”, hızla ileri sarılan bir video edasıyla akıp giderken ve ben bir-iki ça-ça-ça adımlarıyla devinirken… 

BALLI HAVUÇ ÇORBASI

Balli Havuc CorbasiEve dönüş yollarında, gecesine âşık olduğum şehri İstanbul’u bir araya getiren köprünün ortalarında bir yerlerdeyiz, radyoda; “… you are the land I’m the sea, … you are the night I’m the day, … but when we’re together we can make them all come true,  … together we are strong …” çalıyor, uzun zamandır kapımı çalmayan nedensiz, tarifsiz, ölçülüp biçilemez, o her şeyden daha yoğun ancak bir o kadar da hafif duygu; saf mutluluk, ışık hızıyla içimden fırlayarak önce radyonun sesini açıyor, kısacık bir an için bile olsa bana kendini hatırlatıyor…