VE SNOWEGGS BİR YAŞINDA & OEUFS A LA NEIGE

Snoweggs

Ve koca bir yıl geçer… snOw eggs ilk yılını geride bırakır. Blog yazma süreci açısından değenlendirirsem hayır, rüzgar gibi geçmedi:)

Emek, zaman, sabır, sezgi, kabullenme, paylaşma, destek olma, satır aralarını okuma, keşfetme, içtenlik, adalet, mütevazilik gibi kavramları ve en önemlisi kendimi yeniden tekrar tekrar masaya yatırmama sebep olacak kadar teşrik-i mesaide bulundurdu:)

Hala da öyle; yeni tasarıma geçiş, tam oldu derken sil baştan, patlak veren hatalar, minik tefek gibi görünen bir dolu detay derken bu sabah 4:30’da bilgisayarın başından yeni kalkmıştım. Sonra hangi ara uyuduysam 9:00’da yine ekrana merhaba diyordum. Uyandığımda hatta uykumun aralarında yine site ile ilgili düşünce ve duygular içerisindeydim. Créme Anglaise sosunun süt oranını bu kafayla bir matematik problemi edasıyla anlatmış olabilirim, kusura bakmayın:)

Geçen yıl Mart ayında snOw eggs’i hayata geçirdiğimde yemekle ilgili ulvi sebeplerim yoktu, hala da yok:) Zaman denilen şeye sahiptim, hem de bolca. Yemek yemeye düşkündüm ki kökü çook eskilere dayanıyor:) Sırf bu yüzden, bebekken, annem dolaştırmaya çıkarmakta ve yıkamakta biraz zorlanırmış, doymak bilmez iştahıyla “mama saati” kavramını yerle bir etmiş, yemek için bir avazı yerde bir avazı gökte bir bebek, yediği baklavalarla mest olup ellerini aşağı doğru sallayarak “güzel” diyen bir bebek:) hayal edebiliyor musunuz?:) Güzel yemek yemeyi, yeni yeni lezzetler keşfetmeyi, mutfakta zaman geçirmeyi seviyordum. Tüm bunlara görsel anlamda bir şeyler yaratma, tasarlama, üretme tutkum ve dijital evrene olan yakınlığım da eklenince ortaya  snOw eggs çıkıverdi.

Onla çok şey keşfettim; diyorum ya hem ne çok hem ne az… Hiç tanımadığım, bilmediğim, görmediğim pek çok kişiye bir biçimde dokunabildim, mutfaklarına sızıp sofralarına konuk oldum belki de… kim bilir belki de hikayelerimle zihinlerinizin, yüreklerinizin bir köşesine süzülüverdim. Eğer öyleyse ne mutlu bana… En büyük keyiftir öyleyse ve gerisi boştur…

Oscar ödüllerinden hallice bir teşekkürleşme zamanıdır şimdi:) Her ne kadar “teşekkür” kavramı snOw eggs ile yetersiz gelmeye başladıysa da… Melek eşime O’na teşekkür çok yetersiz, ne kadar etsem kifayetsiz, mutfaktaki ejdarha hallerime katlandı, evet resmen katlandı, hala da katlanmakta:) Çoğu zaman mutfaktaki yardımcım oldu. Photoshop üzerinde tasarladığım snOw eggs’e yazılımla hayat verdi. Ve bugün yeniden… Teşekkürlerin en lezzetlisini sana yolluyorum:) Yılbaşı zamanı gece gündüz demeden kumaşlara snOw eggs işleyen annem, mutfakta yarattığın lezzetler tadında kocaman bir teşekkür etsem, az… biliyorum. Çok Teşekkürler…

Her ne kadar keyif için de yazsam blog’umu, eğer okuyanı, geleni gideni, arayanı soranı yoksa neye yarar? Geldiniz, gittiniz, yine geldiniz, okudunuz, pişirdiniz, belki sessiz bir yolcuydunuz ya da ses verdiniz arada, mutlu ettiniz beni… Fırından yeni çıkmış mis gibi çörek tadında teşekkürlerimi yollasam yeterli olur mu? Çok teşekkürler…

Bloglarınızda bana yer açtınız; okucuyularınızla paylaştınız, link verdiniz. Belki sizi hiç bilmez tanımazken, belki sitenizi daha önce hiç ziyaret etmemişken… Ne denir ki? Sadece teşekkür mü? O kadar çok isim var ki… Yetmiyor işte teşekkür, yine de çikolata ganaj tadında bir teşekkür yollasam sizlere:) Çok teşekkürler…

İsmini Fransızca “Oeufs à la Neige”den (öf ala nej) aldı; namı diğer Snow Eggs, namı diğer diğer kar yumurtaları… Mereng’lerin kardan yumurtalara benzediği ve Créme Anglaise (light custard) sosunun içinde yüzdüğü bir tatlı. Çok tatlı:) Birde benzeri var; Floating Island; yüzen adalara benzediği için Floating Island adını alan ve Snow Eggs’e çok benzeyen ancak minik farkları olan bir tatlı. Snow eggs’de merengler sütte pişirilir ve karamel kullanılmaz, oysa Floating Island’da merengler suda pişer ve üzerlerine karamel eklenir.

Kar görünümlü yumurtaları yani merengleri afiyetle yedikten sonra kalan Créme Anglaise sosunu kaşığı bir kenara iterek içmek suretiyle sildim süpürdüm. Çok lezzetli bir tatlı, aceleniz olmadığı bir zamanda mutlaka denemenizi öneririm. Yapılışı kolay ancak biraz zaman ayırmak gerekiyor.

Ve gelelim içimi kıpır kıpır eden yeni tasarıma:) Yeni tasarımla birlikte “özgürce” ve “linkler” bölümleri siteye eklendi. Özgürce; içimden geldiği gibi, taze taze ve özgürce paylaşımların yer alacağı bir bölüm. Bazen dünyanın öbür ucunda açılmış bir restoran, bazen o hafta sonu yapılacak bir aktivite, kimi zaman dünyaca ünlü yemek gurularının haberleri, belki o gün keşfettiğim yeni bir kitap, kim bilir belki de sadece taze çağrışımla aklıma düşüverenler… Hem yemek olacak hem ötesi… Bir dolu şey olacak, her şeyden azar azar, her şeyden çok çok:) Linkler bölümü de ben keşfettikçe sizinle paylaşmak üzere güncellenecek bir bölüm. Şuan ağırlıklı olarak yemek ve mutfakla ilgili ancak zaman içinde farklı konularla ilgili linkler de yer alacak. Hakkımda bölümü flash içeren bir animasyonla güncellendi. Zaten zaman içinde siteyle ilgili ufak tefek yeni dokunuşlar daha olacak.

Evet, beni bu kadar heyecanlandıran geri sayım; bahar yaklaşırken snOw eggs’in büründüğü yeni kılık ve onla gelen yeniliklerdi. E merak ve heyecan içindeyim haliyle, sizler nasıl buldunuz?

Uyarlama: La Tartine Gourmande ve “Creme Anglaise” için Mastering The Art of French Cooking, Julia Child, Louisette Bertholle, Simon Beck

Servis: 4 kişilik

Merengler için;

Malzemeler:

  • 4 yumurta beyazı
  • 625 ml, 2 + 1/2 cup süt -sütün arta kalanı creme anglaise için kullanılacaktır-
  • 1 adet çubuk vanilya; yassı olarak 2’ye bölünmüş ve taneleri bıçakla sıyrılmış
  • 1/4 teaspoon krem tartar
  • bir tutam tuz
  • 2 tablespoon toz şeker

Créme Anglaise ( Light Custard sos) için ;

Malzemeler:

  • 125 ml, 1/2 cup toz şeker
  • 4 yumurta sarısı
  • 425 ml, 1 + 3/4 cup süt, bu miktar merenglerden arta kalan süt hesaba katılmadan, créme anglaise pişirmek için gerekli olan orijinal ölçüdür. Ancak bu tarifte merengleri pişirdiğimiz ve sonra süzdüğümüz sütü de kullandığımız için şöyle bir ölçüyü tutturmak gerekiyor: süzülen süt + yeni eklenecek süt (x miktar) = 425 ml Örnek: merenglerden geriye kalan ve süzülen süt 250 ml ise 250 + yeni eklenecek süt = 425 ml yani yeni eklenecek süt; 175 ml  (fazla detay ve formül oldu galiba:)

Snow Eggs için;

Hazırlanışı:

  1. Bir tencerede sütü, vanilya tanecikleri ve çubukları ile birlikte kaynatın. Kaynayınca ateşten alın, üzerini kapatın ve 30 dakika kadar dinlendirin.
  2. Plastik ya da metal bir karıştırma kabında -temiz ve kuru olmalı-  içine hiç sarısı karışmamış yumurta beyazlarını el mikseri ile önce yavaş hızla çırpmaya başlayın, 1 dakika ya da biraz daha fazla köpük görünümü -banyo köpüğü gibi-alana dek çırpın. Sonra yavaş yavaş hızını arttırın ve 1 dakika daha çırpın. Daha sonra krem tartar ve tuzu ekleyerek, hızı arttırın ve yumurta beyazları köpük görünümünden  daha hacimli, yoğun bir hale ulaştığında ve mikserin çırpıcıları yumurta beyazı karışımının üzerinde “yumuşak” izler bırakmaya başladığında 2 tablespoon toz şekeri ekleyerek çırpmaya devam edin. Yumurta beyazları daha da hacimlenip, parlak bir yoğunluğa ulaştıklarında -sanki macunumsu gibi- çırpma işlemini durdurun ve kontrol edin; tel çırpıcı ile beyaz karışımdan bir parça alın, eğer üzerinde hokka gibi duruyorsa olmuştur:)
  3. Dinlendirdiğiniz sütü yeniden ısıtarak, “kaynama öncesi” konumuna getirin ve kaynamasına izin vermeyin. Yumurta beyazlarından bir çorba kaşığı dolusu alarak sütün içine koyun. Her iki yüzeyini de 1’er dakika kadar pişirin ve kağıt havlunun üzerine alın, bu işlemi yumurta beyazları bitene dek tekrarlayın. Bu işlem sırasında süt kaymak tabakası oluşturabiliyor, mümkün olduğunca bir kaşıkla temizlemeye çalışın.
  4. Bu işlemden arta kalan sütü süzgeçten geçirin ve ölçerek -bu işlemlerden sonra bende 250 ml civarında süt kalmıştı, sizinki değişebilir- créme anglaise’i pişireceğiniz tencereye alın. Üzerine gerekli miktar “yeni süt” ekleyin; tenceredeki süt toplam 425 ml olsun:)
  5. Bir karıştırma kabında yumurta sarıları ve 1/2 cup toz şekeri karışımın rengi sarıdan açığa doğru soluklaşana ve kremsi bir yoğunluğa ulaşana dek çırpın.
  6. Tenceredeki sütü kaynatın, kaynatırken bir tahta kaşıkla karıştırın, aksi takdirde kaymak bağlayabilir, eğer kaymak olursa kaşıkla alın ve atın.
  7. Kaynayan sütü yumurta sarıları  karışımına yavaşça ve “sicim” gibi akıtarak ilave edin aynı anda çırpmaya devam edin. Oldukça sulu bir karışım elde edeceksiniz.
  8. Şimdi bu karışımı tencereye aktarın ve çok küçük ateşte tahta kaşıkla sürekli ancak yavaşça karıştırarak hafif bir yoğunluğa ulaşmasını sağlayın. Kıvamını anlamak için; eğer créme anglaise karışımı tahta kaşığın arka yüzeyinde “hafif” bir kremsi tabaka oluşturuyorsa tamamdır. Ya da şeker termometresi kullanıyorsanız  ölçün; en fazla 165 C derece olmalıdır, daha fazla değil. Sonunda karışım hafif yoğunluğu olan bir sos kıvamında olacaktır. Burada önemli nokta bu sosun kaynamasına ve hatta kaynama öncesi konumuna ulaşmasına asla izin vermeyin.
  9. 1-2 dakika bekleyip créme anglaise’i süzgeçten geçirerek bir kaba alın ve kabı içi “soğuk su” dolu bir başka kabın içine oturtarak soğumasını sağlayın.
  10. Daha sonra servis yapacağınız kase ya da bardaklara eşit miktarda koyarak üzerlerine merengleri koyun. Hepsini strech film ile kaplayıp buzdolabında soğutun.
  11. Ve soğuk olarak servis edin, afiyet olsun:)