YERFISTIĞI EZMELİ ŞEKERLEME & PEANUT BUTTER FUDGE

Peanut Butter Fudge

Gerçekliği, göreceliliği, ölçülüp biçilebilirliği, bükülüp katlanabilirliği, geçmişten geleceğe mi yoksa gelecekten geçmişe mi süzüldüğü ya da kendi karmaşıklığına ağzı bir karış açık kalan bir adam edasıyla öylece kalakaldığı, ışık hızı, atom altı parçacıklar ve hatta Einstein’le olan ilişkisi tartışıla dursun…

Kendisini sonsuz şimdiki anlardan oluşan küçücük fıçıcık içi dolu turşucuk bir şey olarak algıladığım; “zaman”, hızla ileri sarılan bir video edasıyla akıp giderken ve ben bir-iki ça-ça-ça adımlarıyla devinirken… Seyahate binbir bavulu peşinden sürükleyerek çıkan bir kadın misali eli kolu bizim için sürprizlerle dolu 2011, kocaman bir gülümseme ile el sallamaktadır. Ve kim bilir her birimizin şimdiki anlarına neler bırakmayı planlamıştır?

Yüreğimizi kuş gibi kanatlandırıp, hafifleten duygular, kelimelerin kifayetsiz kalacağı anlar, hayatımıza yeni gelenler, gitme vakti gelenler, tazelendiğimiz, ferahladığımız zamanlar, kimselere kendimizi anlatamadığımız, yüreğimizin tonlarca ağırlığın altında kaldığını hissettiğimiz anlar, samimiyet, kararsızlık… Daha sağlıklı, daha dinamik, daha hareketli olduğumuz günler, kolumuzu bile kaldırmak istemediğimiz günler, doğumlar, ölümler, yepyeni keşifler, yeni dostluklar…

Kahkalarımızla yeri göğü inlettiğimiz günler, arka arkaya gelen zorluklar, tereyağından kıl çekercesine kolayca halledebildiğimiz şeyler, ödenebilen faturalar, ödenemeyen faturalar, açlık, bolluk, sesini bile duymaya tahammül edemediklerimiz, sadece varlığıyla bile bizi mutlu edenler, tanışmadığımız halde gözümüzün içine sıcacık ve sevgi dolu bakabilenler, tanışmadığımız halde düşmanca davranabilenler, yaptığımız iyilikler ve jestler karşısında gözleri dolu dolu olanlar, içten bir teşekkürü bile çok görenler, öfke ile hareket ettiğimiz günler, mutluluğun coşkusuyla hareket ettiğimiz günler, karşımızdakinin mesaj içerikli konuşmalarının farkına vardığımız halde gülüp geçebildiğimiz zamanlar, onları uzunca bir süre dert ettiğimiz zamanlar…

Kendimizden çok emin olduğumuz anlar, kendimizi hiç mi hiç tanıyamadığımız anlar, hiç nedensiz gelen mutlulukla kutsandığımız anlar, çokça sebebimiz olmasına rağmen mutsuzluk diyarında kaybolduğumuz anlar, doğru olduğuna tüm kalbimizle inandığımız şeylerin arkasında durduğumuz günler, korkularımızla olduğumuz yere demir attığımız günler, kendimizi rahatça su gibi ifade edebildiklerimiz, bir cümleyi bin cümle ile açıklamak zorunda kalıp yine de ifade edemediklerimiz, yargıladığımız anlar, yargılandığımız anlar… İstediğimiz, istemediğimiz, kontrol edebildiğimiz, edemediğimiz daha pek çok an olacak.

Ve tüm bu bilinmezliğin orta yerinde -yeni yıl kapımıza her ne bırakırsa bıraksın- en bilinir, en güvenilir yer “farkındalığın kıyıları” olacak belki de… Fark ettiğimizi, keşfettiğimizi, anladığımızı sandığımız şeyleri  bambaşka ve taptaze bir açıdan yine ve yeniden ancak bu kez daha da derinden fark edeceğiz. Sonra yine yeniden aynı şeyleri bambaşka bir köşesinden tutup evirip çevirip hiç keşfetmediğimiz ya da keşfettiğimizi zannettiğiniz bir tarafını daha fark edeceğiz. Farkında olmak ya da olmamak… Kim bilir, belki de bütün mesele bu!

Saatler yeni yılı gösterdiğinde yeni bir ev, yeni bir iş, piyangodan para çıkması, daha başarılı olmak, daha şöyle daha böyle olmak gibi “tüm” dilekleri boş verip, bir an durup, derin bir nefes alalım, tüm farkındalığımızla ve ol’duğumuz gibi; “hoş geldin” diyelim…

Uyarlama: BBC Food Recipes, Sophie Dahl

Servis: 60 -100 adet, hangi büyüklükte kestiğinize bağlı olarak değişebilir

Malzemeler:

  • 125 gr tereyağı
  • 500 gr kahverengi şeker
  • 125 ml / 1/2 cup süt
  • 250 gr yerfıstığı ezmesi
  • 1 adet çubuk vanilya; yassı olarak 2′ye bölünmüş ve taneleri bıçakla sıyrılmış
  • 150 gr pudra şekeri

Hazırlanışı:

  1. Bir sos tenceresinde tereyağı orta ateşte eritin.
  2. Sonra kahverengi şeker ve sütü ekleyerek tüm malzemeler birbirine karışana ve şeker iyice çözülene dek tahta kaşıkla karıştırın. Ve karışım kaynadığı anda 2-3 dakika daha kaynatın ancak bu esnada asla karıştırmayın.
  3. Daha sonra tencereyi ateşten alarak içine yerfıstığı ezmesi ve vanilya çubuğunun tanelerini ekleyerek tahta kaşıkla karıştırın.
  4. Başka bir karıştırma kabına pudra şekerini koyun ve tenceredeki karışımı üzerine dökerek yine tahta bir kaşıkla karıştırın.
  5. 20 x 20 ya da yaklaşık aynı boyutlardaki kare ya da dikdörtgen ve tabanı yapışmaz bir kek kalıbına fudge karışımını dökün ve kalıbın her yerine eşit miktarda dağılmasını sağlayın ve karışım soğuyana kadar oda sıcaklığında bekletin. Daha sonra buzdolabında iyice soğumasını sağlayın.
  6. Soğuduğunda kek kalıbını bir kesme tahtası üzerine ters çevirerek fudge/şekerlemenin çıkmasını sağlayın. Ve büyük ve keskin bir şef bıçağı ile şekerlemeyi istediğiniz ebatlarda keserek, hava geçirmez kavanozlarda buzdolabında saklayın. Afiyet olsun:)